Geçtiğimiz günlerde hüzünlüydüm,
Kendimden saklanarak büyüdüm,
Kimsesiz kalmanın eşiğini gördüm,
Severken saklandım, bilirken öldüm…
Yara büyük, yük ağır, yol uzun…
Yerinde sayarsın bazen uzun uzun…
Beklenmeyen olaylarla yüzün düşer de beklersin.
Gelecek o zamanı, uzun yoldan silersin…
Baktığında aynayı göremeyebilirsin,
Aynada ki suretle de içine sinebilirsin,
Beklersin gelsin o gün diye beklersin,
Zaman gelir daralırsın, gidersin…
İnsanız elbet hatalarımız olacak,
Birkaç meczup umarsızca, kuyumuzu kazacak,
Bilmeden anlayacak, anlamadan kazanacak,
Bir yığın insan sürüsü hep seninle olacak…
Bildiklerin yanlış değil, tesellimi al,…
Aktaramıyorsun ya yol uzun, ondan bu ihtimal,
Kuyu kazmadan bilgi al, sensin o hamal!
Tekrara düşmeden kendini insanlığa sal…
Tükenmeyen o sabah, geceye uzun yol var
Bu ülke bana dar, sana dar, işte bu kadar.
Sınırlandıramam ki zihnimi görmem lazım kar,
Beyazlarla yola devam, umut olur fakat geçitler dar…
Bilinmeze yolculuk, bilinemez umutla,
Rasyonalist bir bakış geçer transla,
Aklım durmuş, mantığım durmuş, kalbim parla!
Tarlada ki hayatta umutsuzluk tonla,
Geçip gider ömür ihtimalsiz hayatla…
Küssen olmaz kalsan konuşursun zamanla…
Oyun devam ediyor, nefes aldıkça rolünü oyna,
Kim gelirse gelsin, kendin ol kontrolünü sağla!
