28 Nisan 2017 Cuma

Söylüyorum

Çırpınıyorum...
Karayı bulamayan sandal gibi
Gidip gelmeyen zamana yakaran gibi
Kangren olmaya yüz tutmuş parmak gibi
Ağaran günde ay ve güneşin buluşması gibi
Güneş gibi
Ait olmadığı bedende yaşamaya çalışan ruh gibi
Duymaya çalışan göz
Lisan bilmeyene söz gibi
Kayıplarında debelenen cins gibi
Türden türe farklık gösteren embriyo gibi....

Dayanıyorum...
Güneşli günde kar tanesi
Son güne hasret tırtıl gibi
Ameliyatın son dakikasındaki anestezi
Anlam bulamadıkça çırpınan cümle gibi
Olur olmaz heryerde derdine deva arayan gibi
Kaktüs e gül diyen
Gelmeyeni bekleyen gibi...

Bekliyorum...
Su gibi, toprak gibi, hava gibi...

13 Nisan 2017 Perşembe

Monolog Değil

Önem sıramda sayı yok
Herkes önemli ahmak ruhumda
Küsmelerim dokusuz, yavan, meyili bol
Kesik çok ise ruh tamire muhtaç
Fazla uğraşa rest, belirleyemem ihtiyaç

Geri geldiğinde uzaklaşıp bak ruhuna
Kimler nerde organizmada
Tangır tungur yuvarlansan bayır aşağı
Tutacak olan var mı önem sıranda

Kendi kendime çekişmelerim
Söylenmelerim kendi kendime
Kayıt hep var gezegen ahlakında
Kendini yor, hazmet kendini

Kalemim bağımsız, ruhsuz, cesur
Anlayanı az farkındalığı gelişmiş
Hiç olmazsa bir şemsiye kağıdım kurşun yağmurunda
Umursamazlar cenneti umursayanlar cehennemi

Kafiye aradın bulamadın
Kafiye anlamda
Anlam aradın konduramadın
Anlam utangaç kalemimde
Saygı aramadın sevgi aramadın
Hepsi mevcut bende
Başkaldırır vaziyette
Asık suratlı kelimelerimde
Derinliğim hazmedilemez büyüklükte
Eli öpülesi saygım dopdolu dolu dizgin
5 duyu organım toplum sayesinde bezgin...

Yokuş

Hiç bir zaman...
Yokuşu çıkarken yorulmadım
Hep inerken yoruldum
Çünkü bana göre aynı yoldan inmek
Aynı olayların altını çizmek demek

Aynı taşa iki kez takılırsın
Hata olduğunu çoğu zaman anlamazsın
Gider gelirsin yaşam seferinde
Sürekliliğe kanarsın
Hatayı sahiplenirsin
Ders almadan döngüyü
Kusursuzca yaşarsın
Ani bir değişimle dertlerini boşarsın
Ya da saygısızca dertlenipte taşarsın

Bu ikilemle yaşadığını anlamak
Topluma bu gözlerle bakmak
Yorucudur eminim hem de bilirim
Karmaşam helalimdir toplumdan vazgeçerim
Kitaptan olan bir yumak hamurumla
Kendime biçerim kaftan seçerim...

B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...