Ruhu rahat bırakmak,
Kahvenin telvesiyle tokalaşmak,
Kendinden ummadığın plağı pikaba takmak...
Zamanın gerisinde irticacı iç dünya,
Saklanan bir şeyleri, davet eder saygıya.
Fonda ki müzikle dalıyoruz, imkansız hayallere,
İçte ki sesle dönüyoruz, acımasız gerçeğe.
Giden şu araba
Kırmızı desem değil
Ön koltukta oturan
Fiyakalı bir ağabey
Yola bakıyor sorgularca
Kime? Neye? Belirsiz
Bir abla var yanında
Sorgulamaya isteksiz
Sahile yaklaşınca
Bey ağabey iniyor arabadan
Kapıyı da çarpıyor ablaya hiç bakmadan
Denize yaklaşıyor, martılara bakıyor
Uçuşan varlıklarda kendini seyrediyor.
Kağıt kalem çıkarıyor
Ve yazmaya başlıyor...
"Martılara bakıyorum,
Düşüncelere dalıyorum,
Kıyametim kopuyor,
Denizde beliriyorum"
İnzivaya yakışan yalnızlıktan zevk almak,
Bu bir seçimse eğer, mutluluğu yaşamak,
Kalabalık halini unutturuyor insana,
İnzivaya çekilip kendini kendine anlatsana?
Sen kimsin ne işin var senden büyük dünyada?
İçindeki dünyayı keşfet haydi sandalda,
Denizle konuş sor ona "ne işimiz var burada"?
Karanlığın neden karanlıktan korkuyor? Anlatsın sana.
Kırık bir bardaktan daha iyi durumdasın.
Patlayan çömlek misal, kötü de konumdasın.
30 Mart 2016 Çarşamba
29 Mart 2016 Salı
Grinin Tonları Karmaşa Konuları
Grinin tonlarına hitabet sanatı,
Gel gör ki kimse umursamıyor anlatanı,
Kendi halinde meczup gülümseyip geçiyor, bir köpeğe bir taş egosunu yüceltiyor,
Görmüyor ki telaşı insan kumkumasında,
Saklıyor savaşını turne safsatasında,
Gelirse 3-5 derviş gönül karmaşasına,
Tek zayıf noktası fikir münakaşasında,
Kıl, tüy her şey memnuniyete bahane,
İnsanoğlu tiyatro sahnesini etti virane,
Sevmenin ses tonunu diyaframla eşleştir,
Gir bak artık, ruhunu bedeninle helalleştir,
Okuyan mı bilir yazan mı bu noktada.
Kibritte ki kıvılcımın cesurluğu ortada,
Yaktığı ağaçtır var oluşunun parçası,
Dert yanmak garip gelir boşunadır çabası,
Haydi dolanın evin etrafı dörtgen,
Bulamazsan ibadet olmuyor bunu öğren,
Acizliği arayıp bulamamaktadır,
Dinlediğini kendince yorumlayamamaktadir.
Sözler hayatın altın parçalarıdır.
Düz yoldaki derinliği görme telaşıdır,
Kıymet bilmeden dert yanarsın bahanen anlaşılamamaktır,
Sabrın sonuna ermeden derdin öngörü yapmaktır,
Dervişi kimse görmedi sabrın sonuna ermedi
Sağlam adımlarla ilerlemeyi sabretme şartından ki, kimse yediremedi!
Kuşların nazı uçuşunun düzeyi,
Akıl verirken üstad yukarılarda, düşürmez seviyeyi,
Kimse kendine yetmez, bul kulda ki kinayeyi...
Şikayetin adabını keşfet, bırak bahaneyi...
Gel gör ki kimse umursamıyor anlatanı,
Kendi halinde meczup gülümseyip geçiyor, bir köpeğe bir taş egosunu yüceltiyor,
Görmüyor ki telaşı insan kumkumasında,
Saklıyor savaşını turne safsatasında,
Gelirse 3-5 derviş gönül karmaşasına,
Tek zayıf noktası fikir münakaşasında,
Kıl, tüy her şey memnuniyete bahane,
İnsanoğlu tiyatro sahnesini etti virane,
Sevmenin ses tonunu diyaframla eşleştir,
Gir bak artık, ruhunu bedeninle helalleştir,
Okuyan mı bilir yazan mı bu noktada.
Kibritte ki kıvılcımın cesurluğu ortada,
Yaktığı ağaçtır var oluşunun parçası,
Dert yanmak garip gelir boşunadır çabası,
Haydi dolanın evin etrafı dörtgen,
Bulamazsan ibadet olmuyor bunu öğren,
Acizliği arayıp bulamamaktadır,
Dinlediğini kendince yorumlayamamaktadir.
Sözler hayatın altın parçalarıdır.
Düz yoldaki derinliği görme telaşıdır,
Kıymet bilmeden dert yanarsın bahanen anlaşılamamaktır,
Sabrın sonuna ermeden derdin öngörü yapmaktır,
Dervişi kimse görmedi sabrın sonuna ermedi
Sağlam adımlarla ilerlemeyi sabretme şartından ki, kimse yediremedi!
Kuşların nazı uçuşunun düzeyi,
Akıl verirken üstad yukarılarda, düşürmez seviyeyi,
Kimse kendine yetmez, bul kulda ki kinayeyi...
Şikayetin adabını keşfet, bırak bahaneyi...
28 Mart 2016 Pazartesi
Karmaşa Savaşı
Tatmayı bilene, lezzetin tanımını yapabilirsin,
Karmaşığı bilene, dolaşıktan bahsedebilirsin,
Kendini okuyanın, derinliği olabilirsin,
Düzine de ki desteyi bulamayabilirsin.
Kim demiş boynun bükük, halin yok, kuytudasın.
Geçimsize anlatma inanmazsa zordasın.
Çözümsüz çırpınış kararlarındasın.
Kim? Neyin nesi, kimin fesi, umursama yolundasın...
Bir dert var ki ne dert çözüme pek bi uzak,
Yakınlarda felaket, kimine göre "bu bi(r)" tuzak,
Hisler olmadığında beynin rotasına bak?
Kendi hali pek gülünç saçları da hafif ak,
Saklama kendinden içsel karmaşanı.
Net ol ki durdurasın içinde savaşanı.
Kelimeler yol arkadaşı en büyük temaşanın.
Bu bir kavuşma hali içiyle savaşanın.
Tema her zaman bir eksik, fazlası yok senaryo da,
Kim demiş sözüm kesik, en çığırtkanım bu oyunda,
Kafa karışıklığı en büyük besindir bu noktada,
Beslenmeyi bilmek günden güne büyümek,
Sürüklemek peşinden sayfalarca sökük dikmek...
Gökyüzünden habersiz yıldız yakalayalım
Var oluştan bir parça sebepsiz koparalım...
Karmaşığı bilene, dolaşıktan bahsedebilirsin,
Kendini okuyanın, derinliği olabilirsin,
Düzine de ki desteyi bulamayabilirsin.
Kim demiş boynun bükük, halin yok, kuytudasın.
Geçimsize anlatma inanmazsa zordasın.
Çözümsüz çırpınış kararlarındasın.
Kim? Neyin nesi, kimin fesi, umursama yolundasın...
Bir dert var ki ne dert çözüme pek bi uzak,
Yakınlarda felaket, kimine göre "bu bi(r)" tuzak,
Hisler olmadığında beynin rotasına bak?
Kendi hali pek gülünç saçları da hafif ak,
Saklama kendinden içsel karmaşanı.
Net ol ki durdurasın içinde savaşanı.
Kelimeler yol arkadaşı en büyük temaşanın.
Bu bir kavuşma hali içiyle savaşanın.
Tema her zaman bir eksik, fazlası yok senaryo da,
Kim demiş sözüm kesik, en çığırtkanım bu oyunda,
Kafa karışıklığı en büyük besindir bu noktada,
Beslenmeyi bilmek günden güne büyümek,
Sürüklemek peşinden sayfalarca sökük dikmek...
Gökyüzünden habersiz yıldız yakalayalım
Var oluştan bir parça sebepsiz koparalım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi
Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...
-
Yazın en sıcak akşamlarından biriydi. Yılda sadece birkaç haftalığına tam kadro bir araya gelebilen bu kalabalık masanın etrafında, söylenme...
-
Sana yazıldığını sandığım o şarkıyı defalarca döndürdüğüm bir akşamın içindeyim. İnanır mısın, bütün travmalarımı bir kenara bırakıp sadece ...