19 Aralık 2015 Cumartesi
İklim Coğrafyası
Ölçüsü çok kıymetli
Uyan olmaz ne çare
Kan damarda sevimli
Savaş yapmak bahane
İnsan olmak kolay mı?
Konuşmak, tokalaşmak
Sezmek, görmek devrim mi?
Hayvandan fark okumak
Hissi yok zannedersin de
İnsanlar anlaşamaz dersin
Kanırtır illa ki üstünlüğe sevdası
Kayıp gider elinden ömür budalası
Akşam vakti kederli, gece üstün şahane
İlla ırkçılıksa mesele gece gündüzde
Evet!
Üstün olan gecedir
En büyük ırkçı benim
Bununla da kalmam da
Üstünlüğün zaferini eylülleştiririm
Sonbahar, eylül, gece
Nazarlıklı ırkçıkığım derim
Önemserim severim
Sevmekle de kalmam da
Üstün tutmayana gücenirim
Eylül'ün ırkçılığıyla kan dökülmez
Eylül kavga sevmez
Sonbahar'ın üstünlüğüyle kan dökülmez
Sonbahar vahşet sevmez
Gecenin şahikasıyla kan dökülmez
Gece geçimsizliği sevmez
Sonbahar, eylül, gece
Nazarlıklı ırkçıkığım derim
Önemserim severim
Sevmekle de kalmam da
Üstün tutmayana gücenirim...
Uzun lafın kısası, davam hassas ve galip
Sonbahar ülkem, Eylül memleketim, ben nefesine sahip
Gece benim hüznüme beklentisiz talip
Bense kalemden yapılma sessiz sedasız hatip.
Dolaşık
Gıptayla bakıyordu hayata
Sakladıkları açıkta
Göz yumuyordu konuşanlara
Sükunet düsturu olmakta
Kambur durur sevimsizdir
İç dünyası acıyla sevişir
Asık suratlılık tebessümle gelişir
Sosyallik de saçma gelir
Kusmak ister acımasız hayata
Sebepsiz değildir geçmişi ortada
İnsan değil mi insanın kuyusunu kazan
Hayat zaten kazı kazan, iyilik zorbalar da
Baskın birkaç fikir soyunur tam ortada
Kehribardan hallice çakıl taşı kumbarada
Kükrer, aslında biraz acemidir nemrut
Çığırtkanlıkla olmaz ay ışığı kapıda
Temkinsiz yaklaşarak yılandan medet umar
İletişimin gücü açıktaki ihtimal
Terazideki adaletsizlik
Saklanamaz çaresizlik
Adaleti savunansa geçimsiz
Bu ne berbat şiir
Yazdıkça kafiyesiz...
Sakladıkları açıkta
Göz yumuyordu konuşanlara
Sükunet düsturu olmakta
Kambur durur sevimsizdir
İç dünyası acıyla sevişir
Asık suratlılık tebessümle gelişir
Sosyallik de saçma gelir
Kusmak ister acımasız hayata
Sebepsiz değildir geçmişi ortada
İnsan değil mi insanın kuyusunu kazan
Hayat zaten kazı kazan, iyilik zorbalar da
Baskın birkaç fikir soyunur tam ortada
Kehribardan hallice çakıl taşı kumbarada
Kükrer, aslında biraz acemidir nemrut
Çığırtkanlıkla olmaz ay ışığı kapıda
Temkinsiz yaklaşarak yılandan medet umar
İletişimin gücü açıktaki ihtimal
Terazideki adaletsizlik
Saklanamaz çaresizlik
Adaleti savunansa geçimsiz
Bu ne berbat şiir
Yazdıkça kafiyesiz...
13 Aralık 2015 Pazar
131215
Evet, deniz sana söylüyorum,
Kuşlar da dinlesin izin veriyorum,
İnsancıklara yaşadığım kadar,
Arkama bile bakmadan, usulca
Sözde değil özde güvenmiyorum...
İstikrarsız tartı iş başında
Kalibrasyon fena işlevi hat safhada
Kem kümlü bir gece yıldızsız, kayıpta
Destur vermez ki gündüz itinası her dalda
Sahil kasabası mı yine hayalin?
Tek farkın memleketin, sevimsiz şuurunda
Birbirine benzeyen şu insan ne acayip
Varlığı kopuk olmalı, ibresi namüsait
Ben somurturum ciddiyetsiz ortamda
Dalga geçenlere sempatim yok hayatta
Düstur bende budur kalabalıklarda
Obur insanlığa saygım yok bu nokta da
Üretmektir varlığım,
Aksine kirli tüketim sahalarda!
Kafiye mafiye hepsi hikaye
Anlatmak istediğim delirir beynimde
Küfrü pek bi severim yakışanda sermaye
Değil mi ki insanlık yakışanı yapandır
Söz söylese de gümüşten bi haber olandır
Derin yollar bitmiyor sandal ağır gitmiyor
Köydeki huzura deliler erişiyor
Sanki bir söz fazlaca yaşıyor, hoşuna gidiyor
Kalpte saklı zikir ömür hızla bitiyor
Dervişin fikrini zikriyle bilirmişsin
Ağzından çıkan sözle semaya erişirmişsin
Kayıp bir meziyetle kelamdaymış varlığın
Bir kum tanesi kadar sürer istikrarlığın
Gol olmadı fanatik üzülmene değmez ki
Süspansiyon hayalin gram la eşleşmez ki
Kulvara dayanamaz rekabet kestirmeli
Cingöz bir varlıkla karmaşa istemez ki
Varoluşun karmaşa, kutuplanmalar tezat
Kişilikte olmaz ki görünmeyen bir mezat
Düşünmeden kelam et sonra işler hep kesat
Sefil köylü umarsız, öğüdü bolca sebat...
4 Aralık 2015 Cuma
Sayrı*
Tüm bu sorular can sıkan iki savaş arasında olurken,
İnsan çok mu aciz kalıyor iyiyle kötü delirirken.
Kıymetsiz bir şuurla yola çıkınca, hep mi patlak verir hayaller...
Gidersin bir yere, yol güzergahında takılır aklına bir pencere
Saklıyorum yalanlarımı kendimle iç içe yaşarken,
İşte bu başka bir şey...
Kibir kokuyorsun yine
Ulu ağaç, saygısızca ve kibirle yıpranmış yaprakların
Sana su dökmek ne haddimize!
Yağan yağmurun ululuğunda serzenişe doymuşum
İğrenç bir meziyetle yüreğime gem vurmuşum
İpi asınca tavana, yorulup kaybolmuş
Denizden ziyadeyim, sarhoşken kudurmuşum
Kim bilir belki bana üzülen var hesapta
Kırık tabut farkındalık imtihan da kitapta
Saklamadan, oyalamadan, saklanmadan, oyalanmadan,
Devam etmek lazım, levhaları sormadan
Kurt adamlı bir hayat, merhabalar da kainat
Yolda hiç yorulmamış, kuş cıvıltısıyla uyanmış
Üşürken de sevinmiş, yangına ağlamamış
''Carpe diem'' derken de geleceği sorgulamış
Sormadan söylemeden merakta bırakmamış
Deniz dalgası şarkı
Sahilde onun farkı
Kırık dökmek nankörce
Tabiatta bir lehçe
Kim derdi ki bu kadın
Derinlerde gezinmiş
Ceylandan halliceyken
Aslanlarla geçinmiş...
İnsan çok mu aciz kalıyor iyiyle kötü delirirken.
Kıymetsiz bir şuurla yola çıkınca, hep mi patlak verir hayaller...
Gidersin bir yere, yol güzergahında takılır aklına bir pencere
Saklıyorum yalanlarımı kendimle iç içe yaşarken,
İşte bu başka bir şey...
Kibir kokuyorsun yine
Ulu ağaç, saygısızca ve kibirle yıpranmış yaprakların
Sana su dökmek ne haddimize!
Yağan yağmurun ululuğunda serzenişe doymuşum
İğrenç bir meziyetle yüreğime gem vurmuşum
İpi asınca tavana, yorulup kaybolmuş
Denizden ziyadeyim, sarhoşken kudurmuşum
Kim bilir belki bana üzülen var hesapta
Kırık tabut farkındalık imtihan da kitapta
Saklamadan, oyalamadan, saklanmadan, oyalanmadan,
Devam etmek lazım, levhaları sormadan
Kurt adamlı bir hayat, merhabalar da kainat
Yolda hiç yorulmamış, kuş cıvıltısıyla uyanmış
Üşürken de sevinmiş, yangına ağlamamış
''Carpe diem'' derken de geleceği sorgulamış
Sormadan söylemeden merakta bırakmamış
Deniz dalgası şarkı
Sahilde onun farkı
Kırık dökmek nankörce
Tabiatta bir lehçe
Kim derdi ki bu kadın
Derinlerde gezinmiş
Ceylandan halliceyken
Aslanlarla geçinmiş...
3 Aralık 2015 Perşembe
Muvazenesiz.
Ciddiyetim namıma yaraşır vaziyette
Geçen ömür payda da, pay olan keyfiyette
Şair mair değilim duygular seyahatte
Boş akla balık tuttum okyanustu kehanette.
Egon doyduğunda açılınca gözlerin
Belki yeniden tiksinçce sevebilirsin
Diyorum, dinletemiyorum,
Önemsiyorsun, anlıyorum, söz geçiremiyorum...
Her kelamın değeri cümle içinde belli olur
Senin hayat içinde yoğurulduğun gibi kıymetsiz,
Kıymetine olan kıskançlığın kelam ile kavrulur
Ben bülbül eti sevmem Ahmet Haşim'e de pek uymam.
Belli değil bir çok şey, sevmediğime kıymam.
Koklamadan çiçekleri
Över beni bir serseri
Belasını bulmamış önceden avutulmamış
Geçmiş kiniyle, bir temaşaya dalmamış
İstese dünyaları kibrit ile yakarmış
Saklambaç seviyor belli ceylandan halliceyim
Duygusuzdan ziyade kelamda belirirceyim
Neyse kini kurusun sevgisi amansız, dursun
Kıpırdarsa yakar da sözümüzü bellemez
Kitaplardan alıntı sevmeyi öğrenemez
Kudurmuş dedi deniz Ahmet Kayalı bir akşam
İçiyoruz tabi çay, kudurmaya niyetsizim, denizden ziyadeyim
Severken pek incitir hırpalar öğrenirim
Boşvermişliğime kaçak demli bir çay, sigara
Beni orada değil özümde burada ara
Çaya bakınca kendimden parçalar görüyorum
Sigara da gelince aniden beliriyorum
Tamamıyla bu benim
Dengesiz şizofrenim
Mutlu muyum? haşa! Akıllılar dururken
Bana kalmaz yudumluk kafada delirirken
Şimdi büyük serzeniş, ne? nasıl olacak?
Bu sorular yine boş,
Cevabı dumanım duyuracak
Her şey de herkes biraz var, tabi ki, elbette,
Kırık ayna müstehcen bakıyor fena, aheste
Gider inşallah kibir sevimsiz suratımdan.
Bu konuda ders aldım dünya Sırat'ımdan.
Vitamin yine hafif övünç nakaratımdan.
Serden geçer bazen kelam bilinir suratımdan.
Kelimelerin olduğu yer cennet mekan anlarım
Burada huzura erer kendimi tamamlarım.
Yalnızken kelime daha çok işe yarar
İletişimle bazen, dile kültüre zarar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi
Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...
-
Yazın en sıcak akşamlarından biriydi. Yılda sadece birkaç haftalığına tam kadro bir araya gelebilen bu kalabalık masanın etrafında, söylenme...
-
Sana yazıldığını sandığım o şarkıyı defalarca döndürdüğüm bir akşamın içindeyim. İnanır mısın, bütün travmalarımı bir kenara bırakıp sadece ...