Ciddiyetim namıma yaraşır vaziyette
Geçen ömür payda da, pay olan keyfiyette
Şair mair değilim duygular seyahatte
Boş akla balık tuttum okyanustu kehanette.
Egon doyduğunda açılınca gözlerin
Belki yeniden tiksinçce sevebilirsin
Diyorum, dinletemiyorum,
Önemsiyorsun, anlıyorum, söz geçiremiyorum...
Her kelamın değeri cümle içinde belli olur
Senin hayat içinde yoğurulduğun gibi kıymetsiz,
Kıymetine olan kıskançlığın kelam ile kavrulur
Ben bülbül eti sevmem Ahmet Haşim'e de pek uymam.
Belli değil bir çok şey, sevmediğime kıymam.
Koklamadan çiçekleri
Över beni bir serseri
Belasını bulmamış önceden avutulmamış
Geçmiş kiniyle, bir temaşaya dalmamış
İstese dünyaları kibrit ile yakarmış
Saklambaç seviyor belli ceylandan halliceyim
Duygusuzdan ziyade kelamda belirirceyim
Neyse kini kurusun sevgisi amansız, dursun
Kıpırdarsa yakar da sözümüzü bellemez
Kitaplardan alıntı sevmeyi öğrenemez
Kudurmuş dedi deniz Ahmet Kayalı bir akşam
İçiyoruz tabi çay, kudurmaya niyetsizim, denizden ziyadeyim
Severken pek incitir hırpalar öğrenirim
Boşvermişliğime kaçak demli bir çay, sigara
Beni orada değil özümde burada ara
Çaya bakınca kendimden parçalar görüyorum
Sigara da gelince aniden beliriyorum
Tamamıyla bu benim
Dengesiz şizofrenim
Mutlu muyum? haşa! Akıllılar dururken
Bana kalmaz yudumluk kafada delirirken
Şimdi büyük serzeniş, ne? nasıl olacak?
Bu sorular yine boş,
Cevabı dumanım duyuracak
Her şey de herkes biraz var, tabi ki, elbette,
Kırık ayna müstehcen bakıyor fena, aheste
Gider inşallah kibir sevimsiz suratımdan.
Bu konuda ders aldım dünya Sırat'ımdan.
Vitamin yine hafif övünç nakaratımdan.
Serden geçer bazen kelam bilinir suratımdan.
Kelimelerin olduğu yer cennet mekan anlarım
Burada huzura erer kendimi tamamlarım.
Yalnızken kelime daha çok işe yarar
İletişimle bazen, dile kültüre zarar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder