Yazmam gerekiyor,
Delirmeden bir an önce, yazmam gerekiyor
Biraz durup seyre dalmadan,
Kendimi kendime kaptırmadan,
Yazmam gerekiyor...
Işığı hissetmek için,
Aklımı başıma almak için,
Yazmam gerekiyor...
Gücümü toplamak için,
Sorgularımı yazgıya çevirmeden,
Yazmam gerekiyor...
Bir buluta sarılıp ağlamam için,
Yıldızları anlamam,
Doğayla bütünleşmem,
Varlıklarla helâlleşmem için,
Yazmam gerekiyor...
Gözyaşlarımı silmem için,
Anlatım bozukluğunun dibine vurmak için,
Kelimelerin halimi anlatabileceğine inanmam için,
Devrik cümlelerle, devrik ruhumun mayasına üflemek için,
Yazmam gerekiyor...
Anlayan olsun olmasın,
Anlamak isteyen olsun olmasın,
Kendim için, farkındalığım için,
Yazmam gerekiyor...
25 Ekim 2017 Çarşamba
8 Ekim 2017 Pazar
Ağzımı Yoklama
Kelimeleri toparlamak
Güç gelir sevimsizim
Her konuya ilgili
Az biraz ilgisizim
Dünle bugün arasında
Kaybolur mehesizim
Simetrik düşünce kalıplarına
Dayanıksız isimsizim
Kimin derdi benim
Kim benim derdim
Kayıplarımın arkasında duramam
Geçmiş gün her gün kalitemi sorgulatır
İnsanlar boğucu, laflara dayanamam
Dervişsem kelamım sükunet olmalı
İnsansız hava sahası tek yeşilaycı tarafım
Kelimeler pişmanlığım
Ağzımla yokladığım
Serzenişlerim bitmez
Kalem kelama merdiven
Oklarım on ikiyi bilmez
Yine benden bana birşeyler olmuş
Yazmak istemişim hayat kaybolmuş
Bir gün bir günü tutmaz, her gün yeni maraton
Koşturdukça değişir, gelişir, adaptasyon zorlaşır
Kaygı çukurunda hayat ağırlaşır.
Her konuya ilgili
Az biraz ilgisizim
Dünle bugün arasında
Kaybolur mehesizim
Simetrik düşünce kalıplarına
Dayanıksız isimsizim
Kimin derdi benim
Kim benim derdim
Kayıplarımın arkasında duramam
Geçmiş gün her gün kalitemi sorgulatır
İnsanlar boğucu, laflara dayanamam
Dervişsem kelamım sükunet olmalı
İnsansız hava sahası tek yeşilaycı tarafım
Kelimeler pişmanlığım
Ağzımla yokladığım
Serzenişlerim bitmez
Kalem kelama merdiven
Oklarım on ikiyi bilmez
Yine benden bana birşeyler olmuş
Yazmak istemişim hayat kaybolmuş
Bir gün bir günü tutmaz, her gün yeni maraton
Koşturdukça değişir, gelişir, adaptasyon zorlaşır
Kaygı çukurunda hayat ağırlaşır.
Toplum
Diyordu bir yazar; "Hiç ön yargıyla aşağılandın mı?"
Ne doğru diyordu.
Toplumsallığın getirisinde yıpranma şarttır.
Toplumsallaştıkça yıpranırsın,
Takmadıkça kendin oldukça mutlulaşırsın
Kabullenilmedikçe yalnızlaşırsın...
Durkheim ne diyordu; "Insanı toplum intihara sürükler."
Doğru olmakla beraber
Nesibe de diyordu ki,
"Insanı toplum yazmaya sürükler."
Edebiyat hüzünden beslenir, depresiflik edebi yapar,
Ve yahut mutsuzlaştıkça yazasın gelir.
İletişim kuramadıkça yazarsın
İletişim kurabileceğin bütün varlıkların beklentisi telepati,
İlginç bir şekilde telepati kuracağın varlıkla iletişim içindesin...
Garip bir döngüyü paylaşmak istedim.
Toplumun müsaadesiyle,
Toplumdan öte, bireyden ziyade..
Buna sebep, telepati gelişmişliğimin olmaması.
Beklentileri karşılayamamam,
İletişimde eksik varlıklara
Telepatiyle karşı koyamamam...
Ne doğru diyordu.
Toplumsallığın getirisinde yıpranma şarttır.
Toplumsallaştıkça yıpranırsın,
Takmadıkça kendin oldukça mutlulaşırsın
Kabullenilmedikçe yalnızlaşırsın...
Durkheim ne diyordu; "Insanı toplum intihara sürükler."
Doğru olmakla beraber
Nesibe de diyordu ki,
"Insanı toplum yazmaya sürükler."
Edebiyat hüzünden beslenir, depresiflik edebi yapar,
Ve yahut mutsuzlaştıkça yazasın gelir.
İletişim kuramadıkça yazarsın
İletişim kurabileceğin bütün varlıkların beklentisi telepati,
İlginç bir şekilde telepati kuracağın varlıkla iletişim içindesin...
Garip bir döngüyü paylaşmak istedim.
Toplumun müsaadesiyle,
Toplumdan öte, bireyden ziyade..
Buna sebep, telepati gelişmişliğimin olmaması.
Beklentileri karşılayamamam,
İletişimde eksik varlıklara
Telepatiyle karşı koyamamam...
20 Eylül 2017 Çarşamba
Öz Sancı
Fikirlerimin beni ele geçirdiği noktadayım
Tökezlemeye doyamadığım...
Bir kaç cümlem var hep kendime
Anlamını bulamadığım...
Çelişkilerin var ettiği bedenim beyinsel düzeyde yorgun
Empati kuramadığım...
Telepatisiz olamadığım...
Terk-i diyar mantığım stabil
Kendimden kaçamadığım...
Her tebessümü sonsuz isteyişim bencilce
Farkındalığımı saklayamadığım...
Çi'ye kıymet verdikçe
Üzüntüden kurtulamadığım...
Varlığımı yok etmenin çabasıyla
Boşa küreğe sarıldığım
An be an detaylandığım...
Tek başınalığım sorgusuzca ilgisizce hadsizce
Kendi kendime yaptığıma farkındalığım...
Tanrı'ya ait bu bedende
Ruhuma harcadığım
Çevreye harcandığım
Kabusla sonlandığım
Kendi elimle yaptığım
Detayla sonlandığım
Baş edememekte ki saflığım...
Tökezlemeye doyamadığım...
Bir kaç cümlem var hep kendime
Anlamını bulamadığım...
Çelişkilerin var ettiği bedenim beyinsel düzeyde yorgun
Empati kuramadığım...
Telepatisiz olamadığım...
Terk-i diyar mantığım stabil
Kendimden kaçamadığım...
Her tebessümü sonsuz isteyişim bencilce
Farkındalığımı saklayamadığım...
Çi'ye kıymet verdikçe
Üzüntüden kurtulamadığım...
Varlığımı yok etmenin çabasıyla
Boşa küreğe sarıldığım
An be an detaylandığım...
Tek başınalığım sorgusuzca ilgisizce hadsizce
Kendi kendime yaptığıma farkındalığım...
Tanrı'ya ait bu bedende
Ruhuma harcadığım
Çevreye harcandığım
Kabusla sonlandığım
Kendi elimle yaptığım
Detayla sonlandığım
Baş edememekte ki saflığım...
28 Ağustos 2017 Pazartesi
Nasi(hat)
Kimsenin senin hayatındaki örneklere ihtiyacı yok.
Yaşanmışlıkların sadece bir anlatış olur ya da kötülere göre bir koz.
Nasihat kimsenin haddi değil, senin de...
Isteyen insan nasihatını kendi alır.
Her şey çabaya bağlıdır bu doğru.
Ama nasihat değil!
Unutulmuş bir kaç ayrıntıdandır bu da,
Unutmamak gereken önemli detaylardan...
Senin hayatın, senin tecrüben, senin kararın, senin seçimin, senin vazgeçişin...
Seninle başlar olgular ve seninle biter.
Bir el, bir dokunuş, bir mucize,
Topu palavradan ibaret!
Kendinle ve kendince bir renksin,
Farkındalığını geliştirdiğin sürece farkedeceksin.
Yaşanmışlıkların sadece bir anlatış olur ya da kötülere göre bir koz.
Nasihat kimsenin haddi değil, senin de...
Isteyen insan nasihatını kendi alır.
Her şey çabaya bağlıdır bu doğru.
Ama nasihat değil!
Unutulmuş bir kaç ayrıntıdandır bu da,
Unutmamak gereken önemli detaylardan...
Senin hayatın, senin tecrüben, senin kararın, senin seçimin, senin vazgeçişin...
Seninle başlar olgular ve seninle biter.
Bir el, bir dokunuş, bir mucize,
Topu palavradan ibaret!
Kendinle ve kendince bir renksin,
Farkındalığını geliştirdiğin sürece farkedeceksin.
16 Temmuz 2017 Pazar
Monolog.
Söylentilere kandım, kadir kıymet aldandım
Sessizliğe deparlandım, kuklalarla sonlandım
Tahminlerde çürürken, hayallere saklandım
Savaşlarda bir mağluptum, mağlubiyetle adlandım
Bal kaymak odaklandım
Tatlandıkça tatlandım
Sakince toparlandım
Arkalara saklandım
Savunanlarca paklandım
Korkuyla karalandım
Sadakatle haklandım
Her güne toparlandım
Geçmişle hesaplaştım
Geleceğe yaklaştım
Kendimle ağırlaştım
Sabırla selamlaştım.
Sessizliğe deparlandım, kuklalarla sonlandım
Tahminlerde çürürken, hayallere saklandım
Savaşlarda bir mağluptum, mağlubiyetle adlandım
Bal kaymak odaklandım
Tatlandıkça tatlandım
Sakince toparlandım
Arkalara saklandım
Savunanlarca paklandım
Korkuyla karalandım
Sadakatle haklandım
Her güne toparlandım
Geçmişle hesaplaştım
Geleceğe yaklaştım
Kendimle ağırlaştım
Sabırla selamlaştım.
Umutluyla
Solan çiçeğe zaman ayırıyorsun
Umudunu seveyim
Ruhunu kaçırmışsın
Cesediyle neden oyalanıyorsun
Ellerin soğumuş
Hadi gel gidelim, güneş bizi bekliyor
Solanla solunmaz demediler mi sana?
Sen küçüksün var olduğun bu dünya
Ve var ettiğin dünyan arasında bocalarsın
Bazen uykun gelir uykuya dalamazsın
Sen küçüksün, sana ders verilmez
Sana öğüt verilmez
Sana senin gibi bi can verilir
Sonrası sükunetle halledilir
Olayla, soruyla, kaskla ve hobiyle
Yolu bulamadığını sanma
Yol sensin, diğer herşey gelenekleri anma
Var oldugun icin tesekkur ederim
Gezegenime anlam kattın...
Umudunu seveyim
Ruhunu kaçırmışsın
Cesediyle neden oyalanıyorsun
Ellerin soğumuş
Hadi gel gidelim, güneş bizi bekliyor
Solanla solunmaz demediler mi sana?
Sen küçüksün var olduğun bu dünya
Ve var ettiğin dünyan arasında bocalarsın
Bazen uykun gelir uykuya dalamazsın
Sen küçüksün, sana ders verilmez
Sana öğüt verilmez
Sana senin gibi bi can verilir
Sonrası sükunetle halledilir
Olayla, soruyla, kaskla ve hobiyle
Yolu bulamadığını sanma
Yol sensin, diğer herşey gelenekleri anma
Var oldugun icin tesekkur ederim
Gezegenime anlam kattın...
15 Temmuz 2017 Cumartesi
Taşlama?
Bildiğinin zannında savunmaları
Ürkmeleri boşa değil,
Yarım yamalak konuşmaları
Konudan konuya atlamaları,
Düşünceleri bildikleri top yekün yarım yamalak,
Yargılamayı sever, sevgi dolu kakalak...
Saygısızlık marifet ona göre,
Hatasının yüzüne vurulmaması,
Hatasını da marifet zannetmesine yol açar.
Ve kaçar, kendi gibi olmayandan,
Sürekli kaçar.
Sanki yandaşındır,
Sanki yoldaşın,
Zannedersin sevgi dolu güven ağacı
Her çeşit müslümana kendince hacı,
Tapınak ne demek ondan bi-haber
Yolu yok yolcu değil, boşluğa seferber...
Düşünce ne demek? Düşünmek nedir?
Saygın bir kaç söz, ona safsata gelir,
Taşlamalara da layık değildir.
Kim olduğundan bi-haber
Yolu yok kansızın, boşluğa seferber...
Al Capone diyordu hani;
"Zararın neresinden dönersen dön döneksindir."
Bu misal dönekliği marifet zanneder,
Yolu yok şuursuzun, boşluğa seferber...
Sözünü tutmayana atıp tutuyor,
Sadakatsize arkadan laf atıyor,
Yüzyüze gelince adamdan sayıyor,
İkiyüzlü mendebur kendinden bi-haber,
Yolu yok münafığın, boşluğa seferber...
Ters yüz algı açısı, kendini bilmez,
Sürü psikolojisini aklından silmez,
Devri devrandan bahsetsen benimsemez,
İşine gelince anladım zanneder?
Neyzen'den bi-haber
Edebiyata seferber...
Yokuş çıkamaz ciğerler iflas.
Kendini bilmediğinden, sözden anlamaz.
Kayıplarının şarkısından müzik uğuldamaz,
Kusmuk gibi bir yapı, edepten bi-haber
Yolu yok namussuzun, boşluğa seferber...
Ürkmeleri boşa değil,
Yarım yamalak konuşmaları
Konudan konuya atlamaları,
Düşünceleri bildikleri top yekün yarım yamalak,
Yargılamayı sever, sevgi dolu kakalak...
Saygısızlık marifet ona göre,
Hatasının yüzüne vurulmaması,
Hatasını da marifet zannetmesine yol açar.
Ve kaçar, kendi gibi olmayandan,
Sürekli kaçar.
Sanki yandaşındır,
Sanki yoldaşın,
Zannedersin sevgi dolu güven ağacı
Her çeşit müslümana kendince hacı,
Tapınak ne demek ondan bi-haber
Yolu yok yolcu değil, boşluğa seferber...
Düşünce ne demek? Düşünmek nedir?
Saygın bir kaç söz, ona safsata gelir,
Taşlamalara da layık değildir.
Kim olduğundan bi-haber
Yolu yok kansızın, boşluğa seferber...
Al Capone diyordu hani;
"Zararın neresinden dönersen dön döneksindir."
Bu misal dönekliği marifet zanneder,
Yolu yok şuursuzun, boşluğa seferber...
Sözünü tutmayana atıp tutuyor,
Sadakatsize arkadan laf atıyor,
Yüzyüze gelince adamdan sayıyor,
İkiyüzlü mendebur kendinden bi-haber,
Yolu yok münafığın, boşluğa seferber...
Ters yüz algı açısı, kendini bilmez,
Sürü psikolojisini aklından silmez,
Devri devrandan bahsetsen benimsemez,
İşine gelince anladım zanneder?
Neyzen'den bi-haber
Edebiyata seferber...
Yokuş çıkamaz ciğerler iflas.
Kendini bilmediğinden, sözden anlamaz.
Kayıplarının şarkısından müzik uğuldamaz,
Kusmuk gibi bir yapı, edepten bi-haber
Yolu yok namussuzun, boşluğa seferber...
28 Haziran 2017 Çarşamba
Zihnim Koktu
Sakladığım şeyler hesap sordu,
Hepsi de soyuttu.
Kaçamak bakışlarımda
Soyutlar kayboldu,
Somutlar varoldu.
Kendimce uğraşlarım
Anlamlarımı yordu.
Dikkat dağınıklığım
Zihnimdeki kordu.
Soru cevaplarım
Benliğimi sordu.
Kim kime dum duma zihnimde,
Netliklerim kayboldu.
Durup dururken bakıp görürken,
Kendimle kendimi seyrederken,
Cevap yoktu
Zihnim koktu.
Hepsi de soyuttu.
Kaçamak bakışlarımda
Soyutlar kayboldu,
Somutlar varoldu.
Kendimce uğraşlarım
Anlamlarımı yordu.
Dikkat dağınıklığım
Zihnimdeki kordu.
Soru cevaplarım
Benliğimi sordu.
Kim kime dum duma zihnimde,
Netliklerim kayboldu.
Durup dururken bakıp görürken,
Kendimle kendimi seyrederken,
Cevap yoktu
Zihnim koktu.
7 Haziran 2017 Çarşamba
Benden Senden Bizden
Dört mevsimin birleştiği yerdeyim;
Kimine soğuk, kimine sıcak,
Ne verilirse ona hitap eden;
Kimisine bilinmez kimisine darmadağın,
Birilerine de ağır gelir membaım...
Yıldızlara hitap edemem, utanırım,
Yağmura hükmetmek isterim,
Bu da benim ayrıcalığım...
Kılı kırk yaran bir zihniyet,
Ne kadar obsesyonsuz olabilir,
Ve yahut ne kadar dökülebilir,
Damlalara aldanmışken...
Halim ve ruhum, gam üzere yoğrulmuş,
Tavrım haki yeşil tadında, sezenler bulmuş,
Gül bahçesine yabancılaşmış, derine hapsolmuş,
Kendinden ziyade, kendine hazırlık,
Sezenler kaybolmuş...
Orkestranın heybetiyle ilgilenmiyorum.
Anlamı kavrarken sorgulamıyorum.
Olmak istediğime yavaşça ilerliyorum.
Görüp susuyorum, anlıyor belirtmiyorum.
Sükunet kabındaki, son damlayı da ben içtim.
Gördükçe içime taştım, dışarıya azaldım,
Bu mudur beklenen ve istenen?
Bu mudur beklediğim ve istediğim?
Bu mudur alem ve bu mudur sezdiğim?
Bıçak gibi dayandım, sertçe dayattım.
Dönülmez akşamın seyrine daldım,
Ensemdeki rüzgarın rehavetine aldandım...
Kimine soğuk, kimine sıcak,
Ne verilirse ona hitap eden;
Kimisine bilinmez kimisine darmadağın,
Birilerine de ağır gelir membaım...
Yıldızlara hitap edemem, utanırım,
Yağmura hükmetmek isterim,
Bu da benim ayrıcalığım...
Kılı kırk yaran bir zihniyet,
Ne kadar obsesyonsuz olabilir,
Ve yahut ne kadar dökülebilir,
Damlalara aldanmışken...
Halim ve ruhum, gam üzere yoğrulmuş,
Tavrım haki yeşil tadında, sezenler bulmuş,
Gül bahçesine yabancılaşmış, derine hapsolmuş,
Kendinden ziyade, kendine hazırlık,
Sezenler kaybolmuş...
Orkestranın heybetiyle ilgilenmiyorum.
Anlamı kavrarken sorgulamıyorum.
Olmak istediğime yavaşça ilerliyorum.
Görüp susuyorum, anlıyor belirtmiyorum.
Sükunet kabındaki, son damlayı da ben içtim.
Gördükçe içime taştım, dışarıya azaldım,
Bu mudur beklenen ve istenen?
Bu mudur beklediğim ve istediğim?
Bu mudur alem ve bu mudur sezdiğim?
Bıçak gibi dayandım, sertçe dayattım.
Dönülmez akşamın seyrine daldım,
Ensemdeki rüzgarın rehavetine aldandım...
6 Haziran 2017 Salı
Anlatımın Bozuğu
Evet mizacım sert benim.
Onu yumuşatmak istiyorsan, gevezelik etmeyeceksin.
Bu benim bana sözüm kimseye tebliğ değil. Kendime konuşurum hep ve yahut kendime yazarım.
Kaldırım taşlarından anlam çıkarır, yine kendime koşarım.
Oldum olası anlaşılmam bundan zevk alırım.
Gün geçtikçe kendimi güncellemeye uğraşırım.
Bakana değil, görene hitap ederim.
Arasıra geçmişi kurcalar seyre dalarım.
Dertlenmelerime yanarım lakırdıyı bırakırım.
Dert kötü zannederdim önceleri ağlatıyor diye,
Oysa en güzeliymiş yıkıyormuş bendimi ve sonunda varıyormuşum, yeniyormuşum kendimi.
Tabii bunun derinliğini kimse bilmemeli.
Bildiği kadarımı kabullenmeli,
Gerisi için seyreylemeli...
Kader kürsüsünün başında ya da sonunda,
Her birey kendine, her yargı başkasına.
Toplumsallığın getirisi, insan insana gerek,
Bakış açısı malum,
Bu sebeple kişi kişiye engerek.
Onu yumuşatmak istiyorsan, gevezelik etmeyeceksin.
Bu benim bana sözüm kimseye tebliğ değil. Kendime konuşurum hep ve yahut kendime yazarım.
Kaldırım taşlarından anlam çıkarır, yine kendime koşarım.
Oldum olası anlaşılmam bundan zevk alırım.
Gün geçtikçe kendimi güncellemeye uğraşırım.
Bakana değil, görene hitap ederim.
Arasıra geçmişi kurcalar seyre dalarım.
Dertlenmelerime yanarım lakırdıyı bırakırım.
Dert kötü zannederdim önceleri ağlatıyor diye,
Oysa en güzeliymiş yıkıyormuş bendimi ve sonunda varıyormuşum, yeniyormuşum kendimi.
Tabii bunun derinliğini kimse bilmemeli.
Bildiği kadarımı kabullenmeli,
Gerisi için seyreylemeli...
Kader kürsüsünün başında ya da sonunda,
Her birey kendine, her yargı başkasına.
Toplumsallığın getirisi, insan insana gerek,
Bakış açısı malum,
Bu sebeple kişi kişiye engerek.
1 Haziran 2017 Perşembe
Sabretti
Olmalıydı, yadırgandı, olmamayı seçti var olmamayı...
Küçücük bir kızdı,
Hatalar yaptı.
Tecrübelendi, helal-lendi, helalleşti,
Kahroldu, mahvoldu, kimi zaman yok oldu
Görünmezliği seçti.
İtilip kakıldığında göğüs germedi, vazgeçti.
Bir zaman geldi birileri onu seçti...
Herkesin oyununa dahil oldu, keşfetti.
Sabretti, mahvetti, kaybetti,
Kimsenin bilmediğini bildi, bilinmek istedi,
Serzenişteydi, halt etti.
Baktı gördü, anladı sustu, kaybetti.
Baktı gördü, anladı konuştu, kaybetti.
Sonuç hiç değişmedi...
Birilerini var etti,
Kendini kaybetti.
Selama nazar etti, kelamı ziyan etti.
Felsefesi oldu, olumladı öğretti.
Gidip gelmelerden yoruldu, sendeledi...
Israr etmedi kaybetti.
Çelişkilerin okyanusunda benliğini sorguladı,
Sosyal olgu da geleneklere atfetti.
Suçladı, yargıladı, aşağıladı,
İnsana insanca yenildi.
Dert küpü gibi davrandı, dertsizliği anlayamadı.
Tabiri caiz etti, kimse sorgulayamadı...
Karmaşıktı ruhu, elbet bedene de sindi.
Geldi, gördü, bildi, sonunda kendine yenildi...
Sustu, sustukça sustu, kaybetti...
Konuştuğunda da kaybettiğini hatırladı
Sessizliğinde keyif etti...
Anlamı anlamlamaya da yenik düşünce
Karar verdi, kendini var etti (!)
Kolay olmadı hiçbiri, sustu ve sabretti...
Küçücük bir kızdı,
Hatalar yaptı.
Tecrübelendi, helal-lendi, helalleşti,
Kahroldu, mahvoldu, kimi zaman yok oldu
Görünmezliği seçti.
İtilip kakıldığında göğüs germedi, vazgeçti.
Bir zaman geldi birileri onu seçti...
Herkesin oyununa dahil oldu, keşfetti.
Sabretti, mahvetti, kaybetti,
Kimsenin bilmediğini bildi, bilinmek istedi,
Serzenişteydi, halt etti.
Baktı gördü, anladı sustu, kaybetti.
Baktı gördü, anladı konuştu, kaybetti.
Sonuç hiç değişmedi...
Birilerini var etti,
Kendini kaybetti.
Selama nazar etti, kelamı ziyan etti.
Felsefesi oldu, olumladı öğretti.
Gidip gelmelerden yoruldu, sendeledi...
Israr etmedi kaybetti.
Çelişkilerin okyanusunda benliğini sorguladı,
Sosyal olgu da geleneklere atfetti.
Suçladı, yargıladı, aşağıladı,
İnsana insanca yenildi.
Dert küpü gibi davrandı, dertsizliği anlayamadı.
Tabiri caiz etti, kimse sorgulayamadı...
Karmaşıktı ruhu, elbet bedene de sindi.
Geldi, gördü, bildi, sonunda kendine yenildi...
Sustu, sustukça sustu, kaybetti...
Konuştuğunda da kaybettiğini hatırladı
Sessizliğinde keyif etti...
Anlamı anlamlamaya da yenik düşünce
Karar verdi, kendini var etti (!)
Kolay olmadı hiçbiri, sustu ve sabretti...
26 Mayıs 2017 Cuma
Eleştiri Gibi
Sura üflese de ferahlasa biraz,
İsrafil de darlanmış,
Onun vaziyeti beni çok alakadar ettiğinden değil umursayışım,
Acelem var...
Kıyamet kişinin kendi içselliği,
Toplu birlik bir kıyamete kendi ruhunda alamet ara,
Kara kuru bırakıp, beslemediğin ruhunda.
İki cümleyi hazmedemeyen, empatiyi bilmeyen ruhunda...
Bilinmezlik çukuruna ruhunu atıp bedene yüklenmişsin,
Derbeder vaziyette topluma yenilmişsin,
Asıl savaşı unutup egona hizmet etmişsin,
Aklınca; gelmişsin, görmüşsün, yenmişsin,
Suçlamalar tezgahta, bulaşıklarla aynı sırada,
Kim bakıyor aldanma, ruhun aynı durakta, belki biraz aşağıda...
Ruh ve beden, çizgi aynı, ikisi de arafta.
Kopuk kopuk, savruk savruk bekleme de durakta..
İsrafil de darlanmış,
Onun vaziyeti beni çok alakadar ettiğinden değil umursayışım,
Acelem var...
Kıyamet kişinin kendi içselliği,
Toplu birlik bir kıyamete kendi ruhunda alamet ara,
Kara kuru bırakıp, beslemediğin ruhunda.
İki cümleyi hazmedemeyen, empatiyi bilmeyen ruhunda...
Bilinmezlik çukuruna ruhunu atıp bedene yüklenmişsin,
Derbeder vaziyette topluma yenilmişsin,
Asıl savaşı unutup egona hizmet etmişsin,
Aklınca; gelmişsin, görmüşsün, yenmişsin,
Suçlamalar tezgahta, bulaşıklarla aynı sırada,
Kim bakıyor aldanma, ruhun aynı durakta, belki biraz aşağıda...
Ruh ve beden, çizgi aynı, ikisi de arafta.
Kopuk kopuk, savruk savruk bekleme de durakta..
11 Mayıs 2017 Perşembe
Acziyet
Yarım bıraktığım yazılarım kadar şanslı olsaydım keşke...
Seramoni yapmadan protokol ehli oldum
Hayalim seramoniydi tabiiki yadırgandım
Umursamadan az ileriye dönük bakmak istedim
Dikiz aynasından baktığımı farketmedim
Koskoca yanılsama bedenimde hücrelerimde
Koşsam kendime varabilir miyim
Kelimelerle dans etmeyi sevsem de
Yazdıkça yazdım da
Misalim koşu bandıydı
Kendime varamadım
Kendime katlanamadım
Hep bir çaba hep bir gayret
Diyorum kendime "Az daha sabret"
Beceremezsen tabii bu topluma bir felaket
Alt et kendini diyorum çözüm değil alt etmek
Çelişkiler illegal boyutlarda değil
Bu benim telkinim
Knock out hayata karşı gösterdiğim iradem
Öz eleştiri kendim olmanin yokuşunda
Sağanakta seramonim
Umrumda acziyetim
Karmaşamın gücünden bahsederim
Bu benim sürekliliğim
Dolambaçlı yollarım gurur kaynağım
Dahiyane bir düzene hasret olmamaktı letafet
Sırılsıklam cesaret karmaşamda marifet...
Seramoni yapmadan protokol ehli oldum
Hayalim seramoniydi tabiiki yadırgandım
Umursamadan az ileriye dönük bakmak istedim
Dikiz aynasından baktığımı farketmedim
Koskoca yanılsama bedenimde hücrelerimde
Koşsam kendime varabilir miyim
Kelimelerle dans etmeyi sevsem de
Yazdıkça yazdım da
Misalim koşu bandıydı
Kendime varamadım
Kendime katlanamadım
Hep bir çaba hep bir gayret
Diyorum kendime "Az daha sabret"
Beceremezsen tabii bu topluma bir felaket
Alt et kendini diyorum çözüm değil alt etmek
Çelişkiler illegal boyutlarda değil
Bu benim telkinim
Knock out hayata karşı gösterdiğim iradem
Öz eleştiri kendim olmanin yokuşunda
Sağanakta seramonim
Umrumda acziyetim
Karmaşamın gücünden bahsederim
Bu benim sürekliliğim
Dolambaçlı yollarım gurur kaynağım
Dahiyane bir düzene hasret olmamaktı letafet
Sırılsıklam cesaret karmaşamda marifet...
28 Nisan 2017 Cuma
Söylüyorum
Çırpınıyorum...
Karayı bulamayan sandal gibi
Gidip gelmeyen zamana yakaran gibi
Kangren olmaya yüz tutmuş parmak gibi
Ağaran günde ay ve güneşin buluşması gibi
Güneş gibi
Ait olmadığı bedende yaşamaya çalışan ruh gibi
Duymaya çalışan göz
Lisan bilmeyene söz gibi
Kayıplarında debelenen cins gibi
Türden türe farklık gösteren embriyo gibi....
Dayanıyorum...
Güneşli günde kar tanesi
Son güne hasret tırtıl gibi
Ameliyatın son dakikasındaki anestezi
Anlam bulamadıkça çırpınan cümle gibi
Olur olmaz heryerde derdine deva arayan gibi
Kaktüs e gül diyen
Gelmeyeni bekleyen gibi...
Bekliyorum...
Su gibi, toprak gibi, hava gibi...
Karayı bulamayan sandal gibi
Gidip gelmeyen zamana yakaran gibi
Kangren olmaya yüz tutmuş parmak gibi
Ağaran günde ay ve güneşin buluşması gibi
Güneş gibi
Ait olmadığı bedende yaşamaya çalışan ruh gibi
Duymaya çalışan göz
Lisan bilmeyene söz gibi
Kayıplarında debelenen cins gibi
Türden türe farklık gösteren embriyo gibi....
Dayanıyorum...
Güneşli günde kar tanesi
Son güne hasret tırtıl gibi
Ameliyatın son dakikasındaki anestezi
Anlam bulamadıkça çırpınan cümle gibi
Olur olmaz heryerde derdine deva arayan gibi
Kaktüs e gül diyen
Gelmeyeni bekleyen gibi...
Bekliyorum...
Su gibi, toprak gibi, hava gibi...
13 Nisan 2017 Perşembe
Monolog Değil
Önem sıramda sayı yok
Herkes önemli ahmak ruhumda
Küsmelerim dokusuz, yavan, meyili bol
Kesik çok ise ruh tamire muhtaç
Fazla uğraşa rest, belirleyemem ihtiyaç
Geri geldiğinde uzaklaşıp bak ruhuna
Kimler nerde organizmada
Tangır tungur yuvarlansan bayır aşağı
Tutacak olan var mı önem sıranda
Kendi kendime çekişmelerim
Söylenmelerim kendi kendime
Kayıt hep var gezegen ahlakında
Kendini yor, hazmet kendini
Kalemim bağımsız, ruhsuz, cesur
Anlayanı az farkındalığı gelişmiş
Hiç olmazsa bir şemsiye kağıdım kurşun yağmurunda
Umursamazlar cenneti umursayanlar cehennemi
Kafiye aradın bulamadın
Kafiye anlamda
Anlam aradın konduramadın
Anlam utangaç kalemimde
Saygı aramadın sevgi aramadın
Hepsi mevcut bende
Başkaldırır vaziyette
Asık suratlı kelimelerimde
Derinliğim hazmedilemez büyüklükte
Eli öpülesi saygım dopdolu dolu dizgin
5 duyu organım toplum sayesinde bezgin...
Herkes önemli ahmak ruhumda
Küsmelerim dokusuz, yavan, meyili bol
Kesik çok ise ruh tamire muhtaç
Fazla uğraşa rest, belirleyemem ihtiyaç
Geri geldiğinde uzaklaşıp bak ruhuna
Kimler nerde organizmada
Tangır tungur yuvarlansan bayır aşağı
Tutacak olan var mı önem sıranda
Kendi kendime çekişmelerim
Söylenmelerim kendi kendime
Kayıt hep var gezegen ahlakında
Kendini yor, hazmet kendini
Kalemim bağımsız, ruhsuz, cesur
Anlayanı az farkındalığı gelişmiş
Hiç olmazsa bir şemsiye kağıdım kurşun yağmurunda
Umursamazlar cenneti umursayanlar cehennemi
Kafiye aradın bulamadın
Kafiye anlamda
Anlam aradın konduramadın
Anlam utangaç kalemimde
Saygı aramadın sevgi aramadın
Hepsi mevcut bende
Başkaldırır vaziyette
Asık suratlı kelimelerimde
Derinliğim hazmedilemez büyüklükte
Eli öpülesi saygım dopdolu dolu dizgin
5 duyu organım toplum sayesinde bezgin...
Yokuş
Hiç bir zaman...
Yokuşu çıkarken yorulmadım
Hep inerken yoruldum
Çünkü bana göre aynı yoldan inmek
Aynı olayların altını çizmek demek
Aynı taşa iki kez takılırsın
Hata olduğunu çoğu zaman anlamazsın
Gider gelirsin yaşam seferinde
Sürekliliğe kanarsın
Hatayı sahiplenirsin
Ders almadan döngüyü
Kusursuzca yaşarsın
Ani bir değişimle dertlerini boşarsın
Ya da saygısızca dertlenipte taşarsın
Bu ikilemle yaşadığını anlamak
Topluma bu gözlerle bakmak
Yorucudur eminim hem de bilirim
Karmaşam helalimdir toplumdan vazgeçerim
Kitaptan olan bir yumak hamurumla
Kendime biçerim kaftan seçerim...
Yokuşu çıkarken yorulmadım
Hep inerken yoruldum
Çünkü bana göre aynı yoldan inmek
Aynı olayların altını çizmek demek
Aynı taşa iki kez takılırsın
Hata olduğunu çoğu zaman anlamazsın
Gider gelirsin yaşam seferinde
Sürekliliğe kanarsın
Hatayı sahiplenirsin
Ders almadan döngüyü
Kusursuzca yaşarsın
Ani bir değişimle dertlerini boşarsın
Ya da saygısızca dertlenipte taşarsın
Bu ikilemle yaşadığını anlamak
Topluma bu gözlerle bakmak
Yorucudur eminim hem de bilirim
Karmaşam helalimdir toplumdan vazgeçerim
Kitaptan olan bir yumak hamurumla
Kendime biçerim kaftan seçerim...
30 Mart 2017 Perşembe
Şizofrenik Sesleniş
İnsanlarla aramda var evet duvar
Hepsini tek tek insanlardan aldım
Her biriyle mesafemi korumalıydım
Sırlarımı duvarlardan aşırmamalıydım
Strese yenik düşen bedenleri
Yormamalıydım, kuşatmamalıydım, kaçırmamalıydım
Hep istendi hep verdim
Kayıplarıma tuz serptim
Kokmamaları adına deri misali
Saydım sövdüm içimde devran döndürdüm
Gelip geçen birçok neden için
Kırıp geçtim kimi seçtim?
Kimsesizken seçemezdim
Seçip kendimden geçemezdim...
Konuşmaların yönü belli
Kendimleyken hep aynı kelimelerin dizilimi
Kuklalarla uğraşmaktansa kendime vefam
Şikayetim derdim ve devam...
Kimsesiz kalamam herkesle hiç olamam
Benim defterim benim kalemim kendimleyken solamam...
Karmaşık yazımı yazdım
Ruh halimi kazıdım
Kafiyelerden destek alıp
Anlamı karaladım
Ya da bulmaca misali
Bir kapı araladım
Çemberin dışındayım
Kendi kendime uğraştayım
Herşey yolunda korkmayın
Ama anlamımı yormayın...
Hepsini tek tek insanlardan aldım
Her biriyle mesafemi korumalıydım
Sırlarımı duvarlardan aşırmamalıydım
Strese yenik düşen bedenleri
Yormamalıydım, kuşatmamalıydım, kaçırmamalıydım
Hep istendi hep verdim
Kayıplarıma tuz serptim
Kokmamaları adına deri misali
Saydım sövdüm içimde devran döndürdüm
Gelip geçen birçok neden için
Kırıp geçtim kimi seçtim?
Kimsesizken seçemezdim
Seçip kendimden geçemezdim...
Konuşmaların yönü belli
Kendimleyken hep aynı kelimelerin dizilimi
Kuklalarla uğraşmaktansa kendime vefam
Şikayetim derdim ve devam...
Kimsesiz kalamam herkesle hiç olamam
Benim defterim benim kalemim kendimleyken solamam...
Karmaşık yazımı yazdım
Ruh halimi kazıdım
Kafiyelerden destek alıp
Anlamı karaladım
Ya da bulmaca misali
Bir kapı araladım
Çemberin dışındayım
Kendi kendime uğraştayım
Herşey yolunda korkmayın
Ama anlamımı yormayın...
31 Ocak 2017 Salı
Durumlar 2
Heceler oldukça asil
Söylemler kararlı fakat sefil
Kıymet vereni anlayacak bir his dünyasına
Karıştırmasanız keşke sahteliği
Olan biten bir çok olay
Bunlara mütakip verilen karar
Kaygı dolu aslında iç saray
Saklı kalan hisler, efsane detay
Kekelerler çoğu zaman
Sahte tavır kalburüstü yönetilir
Şip şak hallolan destekli tavır
Yalakalıkla alan desteği dipten sendeletir.
Herkes bildiğini önemser
Başkasıyla tanımlar kendini,
Fakat dönemsel.
Bugün başka yarın başka
Bir çok edim ve ediş
Her zaman yorgun olacak dakikalar
Gidiş o gidiş...
Sahte tavır kalburüstü yönetilir
Şip şak hallolan destekli tavır
Yalakalıkla alan desteği dipten sendeletir.
Herkes bildiğini önemser
Başkasıyla tanımlar kendini,
Fakat dönemsel.
Bugün başka yarın başka
Bir çok edim ve ediş
Her zaman yorgun olacak dakikalar
Gidiş o gidiş...
29 Ocak 2017 Pazar
Durumlar 1
Dolu olupta taşamamak
Sorgularken çıkan hazla
Dere tepe koşamamak
Kendini tanımanın umudunda
Başka kişileri anlamaya çalışmamak
Beygirler gücüyle beyin muharebesi
Olaydan olaya karmaşa silsilesi
Koyu renge hürmeten saf görünür toprak
Hayatı başlatır sonrasına karışmaz,
Dökülür yaprak
Kendime gelme çabamda azaldı kapılar
Griliğim ton değiştirdi, değişti kaygılar
Gök kuşağına renk kattım tek tek saydılar
Bir kalem ve bir kağıtla beni kopyaladılar...
Sorgularken çıkan hazla
Dere tepe koşamamak
Kendini tanımanın umudunda
Başka kişileri anlamaya çalışmamak
Beygirler gücüyle beyin muharebesi
Olaydan olaya karmaşa silsilesi
Koyu renge hürmeten saf görünür toprak
Hayatı başlatır sonrasına karışmaz,
Dökülür yaprak
Kendime gelme çabamda azaldı kapılar
Griliğim ton değiştirdi, değişti kaygılar
Gök kuşağına renk kattım tek tek saydılar
Bir kalem ve bir kağıtla beni kopyaladılar...
19 Ocak 2017 Perşembe
Gittin
Bana niye bunu yaptın?
Ben gökyünde ki yıldızları çoğaltmak istemiştim,
Ben sana ufak tefek konuştum
Büyük büyük laf etmedim.
Ben sen incinirsin diye hava soğuduğunda telaşlandım...
Ben güneşe öfkelendim
Rüzgara kafa tuttum
Fırtınaya beddua ettim
Yeryüzünde sen varsın diye,
Doğaya düşman oldum.
Sen güldün diye her gün o filmi izledim.
Sen kızarsın diye çikolata yemedim.
Hep derdin çok zararlı diye,
Hep derdin bir çikolata yediğinde 5 km koşman lazım diye,
Ben yemedim sen bana kırılma diye...
Sen sevdin diye sevdim o şehri
Ben panik atağım biliyorsun
Ben kalabalık diye o şehre gitmezken
Sen ordasın diye baktım o şehre hep
Fotoğraflardan düşünebiliyor musun?
Acaba bu sokaklardan da geçmiş midir diye
Eğer geçme ihtimalin varsa daldım gittim fotoğraflara
Oralarda kızlarda vardır dedim kendi kendime
Bi de sinirlendim düşünsene
Aman! Dedim diğer fotoğrafta sokak darmış
Benim gibi olmuş mudur acaba?
Araba gelir diye telaşlanmış mıdır?
Telaş yaptığında da gülerdi, gülmüş müdür?
Ben onunla tırmansaydım bir dağa
Yükseklik korkumdan degil
Onun eli elimde diye başım dönerdi de
Tazı olurdum, koşardım...
Ben daha neler düşlerdim seninle
Ben daha neler yapardım seninle
Ben bu dünyayı adam akıllı yaşardım.
Ağzından çıkan her kelime ayet olurdu
Senin gözlerinde gökyüzü anlam bulurdu
Güldüğünde cennet akardı içime...
Bi anda kaç nokta kaç olduğunu bilmediğim bir deprem oldu!
Gözümün önü karardı.
Bilmiyor muydun karanlıktan da korkardım ben
Beni neden karanlıkta bıraktın?
Kıymetine itimadım tamdı oysa ki...
Ama gözyaşlarım sağanakta akarken
Dedim sevdiğinden yaptı
O sevdiğinde ne yapacağını şaşırırdı...
İnsan sevdiğinden gider miydi?
Babamdan öğrenmiştim giderdi.
O da babam kadar yürekli demiştim!
Buna inanmak istedim
Aksi ruhumu neşterle parçalamaktı
Hem o bildiklerinizden değil
Paramparça olmanın tarifini hiç kimse yazamamıştı.
Kelimeler anlamını yitirdiğinde
Kalemi bıraktım
İçinde kelime olan herşeye düşman oldum
Her kelimede sen vardın
Karar verdim
Artık suskunluğun kitabını yazacaktım...
2 Ocak 2017 Pazartesi
Kesit
Buralarda öğrendiğim bir çok bilgi
Beklentimi de arttırıyordu elbet
Doğanın ince işlenmişliği
Sabrımı yoğuruyordu elbet
Selamete bir takat tahammülü hızlandırıyordu elbet
Kimine göre derin kimineyse kefaret
Annemin ince fikirliliği
Bir sözüyle yetiştiriyordu bedenimi
"Misafire aç mısın denmez sofra kurulur"
Yetiştirir hayat birbirinin aracılığıyla
Bazen anne bazen kardeş bazen baba ve bir komşu
Bazen iç ses bazen kitap gösterir varoluşu
Tekamüle inanmak seyrettirir ruhu
Bedene indirgenen seyirsiz bir nezaket
Güfteye yol açan bir tını da marifet
Kendi adına inan ve sonuna kadar sabret
Kanunsuz işlere bulaş illegallık letafet
Inanç bu yolun en verimli kaynağı
Okuyup gördüğün bir çok sayfa da kaygı
Kuyu derin Yusuf'tan haber alan yok
meydan da
Serveti saklı melun Yusuf olmuş ormanda
Kalk gidiyoruz deyince sevgi aşk ince şuur
Keyfe keder bir yaşam alınan tek dal uğur
Sincabı cevizle kandırdın olan oldu
Oyunlarına inanan oyunlarından doydu
Ne diyordu Kafka
"Uyu uyan uyu uyan kepaze bir yaşam"
Kafka'yı anlamaksa aklın göklerine ulaşan
Anlık seyirlerimiz devreder umutlari
Bize kalan oyalamak ince yaratıkları...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi
Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...
-
Yazın en sıcak akşamlarından biriydi. Yılda sadece birkaç haftalığına tam kadro bir araya gelebilen bu kalabalık masanın etrafında, söylenme...
-
Sana yazıldığını sandığım o şarkıyı defalarca döndürdüğüm bir akşamın içindeyim. İnanır mısın, bütün travmalarımı bir kenara bırakıp sadece ...