9 Kasım 2021 Salı

SESSİZ KALIYORUM

Sessiz kalıyorum.

Çünkü;

Benim hakkımdaki fikirlerin tamamen senin düşüncelerin ve bu konu beni ilgilendirmiyor. 

Çünkü;

Ne olduğuma senin kara vermen beni etkilemiyor, burnumun dikiyle aram iyi. 

Çünkü;

Gidebildiğim kadarını giderim gidemediğim yerde kalırım. Bu benimle ilgili. 

Çünkü;

Sen beni övdün diye şahlanmadım. Ya da beni yerdin diye kaybetmedim.

Gibi bir şeyler karaladım yine gün ortasında. İlham perilerim uykuda. Mantık çerçevem isyanda.
Kurduğum cümlelerdeki "sen" kişisi tekil değil. "siz" de olabilirdi. "sen" demeyi tercih ettim. 
Sen bana bakma. 
Kendine bakmak konulu meşguliyetini de azaltma.
Kendini öv artık ya da yen kendini bir çırpıda. Övgülerle yendim zannedip, yergilerle kaybettim sanma. 
Dediğim gibi. 
Birilerinin dedikleri,birileriyle ilgili. 

20 Ekim 2021 Çarşamba

Dişliler ve dişleri

Çoğu insana gerek doğası gereği gerekse öğretilen, canı yandığında yakmaktı.

Anneme o kadar kızıyorum ki...
Bize canımız yandığında susmayı ve zarar vermemeyi öğretti.
Bu canilerin o kadar işine geldi ki.
Ses çıkarmamayı meşrulaştırıp İsa örneğiyle devam ettiler. "Bi yanağına vururlarsa diğerini çevir." 
Çünkü tetikte olma ki biz yaşayalım sen var olmadan öl ya da ayağımıza takılmadan yaşa. "Az ötede oyna" 

Dişini gösteren kazanır ağzını kapat otur. Ağzını açarsan üste çıkar rezil ederiz!

Tam ağzını açmaya yeltenirsin - öyle yetiştirilmemişsin ya- dişlerini göstere göstere rezil ederler ki birdaha yapmayasın. 
Sonra yakıştırmalar, aşağılamalar, arkalarında olan dişlilerin koltuğuna sığınmalarla yok ederler. 
Yok olursun. 

Dişini göstermek eğitim gerektirir ve bu eğitimi ebeveyniniz vermediyse hep susmayı öğrettiyse işte o zaman kalitesiz yaşamın başrol oyuncusu olursunuz. 
Vahşi yaşam gibi biraz, canice biraz da...

İyilik mesajları kuşlar kelebekler böcekler.
Eee?
Bu kadar işte
Sabbah gibi biraz da.
İyilik mesajlarıyla uyuşturup istedikleri gibi şekillendirmek isterler. 
Kötülüğe iyilik er kişinin karı... 
Bla bla bla... 

Çok üzgünüm ama öyle değil işte...

15 Ekim 2021 Cuma

Küçüksün

"Ben küçükken..." 
Sanki artık çok farklı gibi, 
Cümlelere bu şekilde başladıkça kendimi garipserim hep.
Ben küçükken şuna ağlardım mesela... 
Ben şimdide farklı olaylara aynı hisleri yaşattıkça üzülüp ağlıyorum yine.
Bir de doğduğun coğrafyanın kaderini yönlendirmesi, alınganlıklarını, korkularını, sevinçlerini, hüzünlerini yani hissedilen bir çok şeyi farklı formlarda farklı tavırlarda yine aynı yaşatıyor zaten.

Sen hep küçüksün ama saf değilsin. 
Sen hep küçüktün yönlendirilemiyorsun kolay kolay belki de sadece. 
Algıların daha çeşitli isteklerin daha durgun.

Sen hep küçüksün, fiziksel olarak büyürsün biyolojik olarak büyürsün, psikolojik dayanıklılığın artar. 
Üzülürsün de kolay kolay ağlayamazsın mesela... 
Bir de minik ciğerine sigaranın zehirleri değmemiştir mesela.

Sen hep küçüksün. 
Hayal dünyan çizdiğin evlerdeki lambanın dışardan görünmediğini ve birde perde çizmen gerektiğini emreder mesela. İlham perilerini birikimlerinle yönlendirebilmek seni var eder mesela.


23 Haziran 2021 Çarşamba

Hatırlamak?

Unuttuğum çok şey var
Hatırlamam gerek!

Kafamı yorduğum şeyler uzun zamandır farklı
Farkında olmam için hatırlamam gerek
İyi niyeti suistimal edenleri unutmamam gerek.
Unuttuğum şeyleri hatırlamam gerek. 

İyi niyete gömüldük
Hırslar tatlı geldi
Kötülerin çamurunda
Ayaklarımız bataklık muamelesi gördü
Sonra mı? 
Havva-Adem meselesinden dem vurup
Çamura batarken itaat ettik. 

Kendimize küstük
Barışmamız yersiz zamana denk geldi
Hatırlamamız gerekenler 
Unutamadıklarımıza yenildi. 

Tuhaf bir karanlıkta
Mum bile yakmayanlara
Parafin olduk
Eğlendiler... 
Boğuşurken unuttuklarımızla
Hatırlatmak yerine
Aklımıza girmeyi yeğlediler
Hal böyle oldu, olunca kayboldu çoğu şey
Birden birileri hayatlarımıza oldular
Vasıfsız bir bey... 
Ya da hanım edasıyla
Emirler ve yasaklar getirdiler
Çamurlarını unuttular
Hatırlatmadılar birliği
Unuttular beraberliği... 

Çok fazla unutulan var
Hatırlamak gerek 
Çok fazla yorulan var
Durdurmak gerek
Çok fazla hatır var
Gönül koymak gerek... 

8 Haziran 2021 Salı

Telaştayken

Bi anda
Bi kalabalıkta
Telaş içindeyken
Duyduğun bir müzikle umut doluyorsun
Sonra bir insan gülümsemesine rastlıyor
Umudunu ikiye katlıyorsun
Müzik, çocukken izlediğin çizgi film sabahlarına götürürken
Bir gülümseme telaşını unutturuyor...
Annenin yaptığı sıcak çorbayla
Okul öğle arası eve gelişlerin
Ve pekmez ekmek yiyişlerin...
Gibi gibi... 

İnsan ufacık şeye mutlu olup
Ufacık şeyden sinir küpü oluyor
Telaştayken! 
Telaş, insanların psikolojik problemlerinin hatsafha da olduğu dönemde 
İnsanlıktan çıkaran bir durum
Ya da dediğim gibi
Bir gülümsemeyle
İnsan olduğunu hatırlatan bir durum

İnsan, insanlık, eylemler, kokular, müzikler
En iyi hatırlatıcılar
Ve daha neler neler...

5 Haziran 2021 Cumartesi

Pislikler

Lafla korkutur çatal dilli bir nine
Kim kimle? Neden? Nasıl? sorular onun neyine?
Kitap bilmez, cahilliği kulaktan dolmadır
Kuklalar diyarında başrol oynamalıdır.

Karakter analizi yapar kendince bir lafbaz
Dediği yalan yanlış, lafbazlıkta sihirbaz 
Tarif etse birisi, kalın kafalı anlamaz
Suç atar laf kalabalığıyla aşağılık düzenbaz

Kum gibi kalabalıklar evleri hep döşeme
Ayrışırlar elbette, sahtekarlar köşede
Turp gibi delikanlılar hapsedilmiş delikli şişede
Kimi zaman yakınırlar tuzluk etkisiyle modelli bir şişede

Kılık kıyafetten, görgüden, bilgiden, üslup ve edinimden akıyor cahillik
Kol kırılır yen içinde kalmaz ki birilerine yenilik 
Yenilmişlik uzun sürmeli demogoji tek süreklilik 
Bir sürü laf cambazı hane içi kibirlilik

Boşversen dolu verir cehaletle savaşı olana
Koyversen son verir doğruyu konuşana
İbretlik olana kadar itibar mağduru sefiller
Hugo'nun haberi yok tahammülsüz pislikler. 

1 Haziran 2021 Salı

Delirdi

Kuklalar oynuyor
Gepetto yok
Karabasanlar geliyor
Psikolog yok
Dayanaksız bilgiler kum gibi dağılıyor
Bilir kişi yok...

Yok işte istenenler
Verilmiyor beklenenler

Tuhaf bir his içinde
Yalap şap yapılanlar

Duygusal zekaya yüklenip
Empatilerce kusanlar

Bir şey eksik insanda
Kendisinden başka herşey var
Eksikliği neye yorarsa
Onda kayboluyor insan
Ses çıkarmasınaysa yetmiyor hiç bir lisan

Uçsuz bucaksız yürüsem
Özlediğimle övünsem
Rüyalarım gerçek olduğunda
Gerçeklikle delirsem
Birşey kopmasa benden
Kopup gitmese bilsem
Üç yıldır verdiğim ayarla
Kendi kendimle delirsem
Duygusallaştıkça dönüşlülük zamirine yüklenesim var
Duygusallaştıkça kendime kendimi bildiresim var
Sevdiğim herkesle tuhaf uyum içinde
Uysallaştıkça uyum sağlayasım var
Sevginin uysallaştırdığı bir bedende delirdim
Sevgisizliği öfkemle yenemedim
Nefretim uzun sürmedi kin tutmaya üşendim
Empatilendim kendime
Kendi kendime empatilendim
Kimsenin bilmediği sempatimi affettim
Affettikçe delirdim
Sempatimde gizlendim
Çoğu zaman tebrikten çok teşhisle kendime geldim
Gelmez olaydım ki tebriklere teşhisler erişemedi
Erişilmeyen bendim, kilometrelerce delirdi

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Karma Yine

Öğretilenlere sıkı sıkıya bağlılık?
Öğrenmeye çok içten duyarlılık?

Karmaşanın ortasında, 
Düzen telaşı. 
Karalama defterine, 
A4 sarhoşluğu,
Harita metotta olur farketmez.
Tutmayacak nasılsa (!) 
Kuyunun dibinden
Oturma odası düzeni
Düşünülmeyecek nasılsa...

Dervişin sükutundan anlamayan kelamından anlamaz derler
Derviş meditasyondayken çaçaron oluyor ruhuna, kimse bilmez

Takip etmeden kendini
Bir adım ötesini bilmeden
Kördüğüm olaylara dahil olanlar
Dizilerdeki psikologlarla
Kendine teşhis koyanlar
Kendine acımaktan acınası olanlar
Biraz ruhsuz kimseler, düzen aşığı hastalar
Kusulası bir toplum
Bayık gözlü birsürü mahkum... 
Kaybolan yılların yitirilişini görmeyenler
Ve yitirdiğini farkedip, 
Sadece bekleyenler... 

Hayattan ağzı yanan, ölüme susayanlar
Çay, sigara, Müslüm'le dertlenip pusanlar
Kendi ruhuna aneroksikçe hiç durmadan kusanlar
Karmaşanın düzenini bir umutla soranlar... 

18 Mayıs 2021 Salı

Şöför Musa (anonim)

Duraktaydı şöför Musa
Model eski çürük kasa
Oturmuştu arabaya
Yeni gelmiştim oraya
Baktım ki araba orda
Dedim nasıl gider yolda?
Civatalar dökük saçık
Kilit bozuk, camlar açık
Tekerlerin tırtırı yok
Binmeyeyim araba çok
Dedim ama yine de bindim
Şöförün yanına girdim
Korkuyla çıktık yola
Bi de baktım sağa sola
Eyvah! Sonumuz hayrola.
.
Kontak açar kontak kapar
Direksiyon yalpa yapar
Trafiğe dikkat etmez
İçki içmiş yavaş gitmez
.
Sonra bir direğe çarptık
Canımızı zor kurtardık
Nasıl almış ehliyeti
Şöförlük değil niyeti
Bu şöförde akıl yokmuş
Kim bindiyse ondan bıkmış

14 Nisan 2021 Çarşamba

Muhallebili Kek

Hiçbir duyguyu ortalarda yaşayamamanın azabı içindeydi. 
Ortalama bir çocuktu ve ortalama bir öğrenci, bi ara ortalama bi serseri ve sonra ortalama bir kadın oldu.
Ama duyguları hep en'deydi.
Ve kendi fırçasını yedi, 
İnsan içine girdikçe, 
İçindeki psikologdan.

Dengenin önemini kavramak için hayatın ona sunduklarını ve sunmadıklarını görecek zaman olmadı hiç. 
Anlık değişen ve saniyenin saniyeyi tutmadığı bi hayat... 

Kendinden kilometrelerce kaçmanın verdiği heyecan, kendiyle buluşmaya geciktiriyor insanı. 
Kendinden milim milim uzaklaşmanın verdiği yok oluş, kendiyle yüzleşmeye korkutuyor insanı. 

Şair olsa iddialı olurdu bu kişilik karmaşasının muhallebili keki. 
O yüzden;
Bahsi geçen yazıdaki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüymüştür.
Diyebiliriz belki... 

10 Nisan 2021 Cumartesi

Bi' şeyler

Laf kalabalığı yapıp insanlara kendini acındırmadığın için çok memnun ve mutlusun zannedilmesi,

Sadece şükretmeyi ve sabretmeyi bildiğin için salak zannedilmen...

Cuma günlerinde, kandillerde din paylaşımları yapıp coşmadığın için herkesten islam dersi alma sorunun...

Sabırsız ve şükürsüz acıtasyonla geçirdiği hayatıyla sana ders verme hadsizliğini yapana gerçekleri söylediğin için saygısız zannedilmen...

Bi' şeyler, bi' şeyler... 

Şans

Yanında olduklarıma şans getiririm kendimin yanında olmayı bi türlü beceremedim... 

Bakire Anne

Ölümü bekleyen
Kan işeyen
Ağız yarası mağduru
Nefes almayı beceremeyen
Ve nihayetinde kan sıçan bir adamın 
Ne olduğu bilinmeyen bir tarafından ilham alarak yazıyorum.

Sonunda bebek oldu.
Bebek arabasından sedyeye
83 yaşında mamaya başladı
Altını birinin değiştirmesi gerekiyor
Birilerinin ilaç ve mama vermesi gerekiyor
Birinin yatak yarasını sarması gerekiyor
Birinin sedye kenarından elini alıp sıcak ve güven dolu bir el vermesi gerekiyor.
Hayattan koparken sıcak ve güven dolu bir ele sıkı sıkı tutunmak istiyor... 

"Kaç yaşına gelirsen gel bebek doğuyor bebek ölüyorsun"
Seneler önce 7 yaşımdayken, babannemi evden kovduğumda babam söylemişti bunu. 
Bana ilgi göstererek, şefkatle dokunarak verdiği bu ilk ve son öğüdü hiç unutmadım.
Ve bu merhametimi perçinledi. 

83 yaşında hiç şefkati tanımamış bi adama annelik yaptım. Annesi oldum toplumun kabullendiği vasfımla bakireyken.

Ve nihayetinde
83 yaşında maceradan maceraya koşan bir adamın acizliğinde, kainatın merhametsizliğini buldum... 

Bak Şimdi :)

İnsanoğlu bahane üretme konusunda yetenekli olduğu sürece - ki öyle, "yaparım, ederim, asarım, keserim" demeye devam edecektir.

-Ben hallederim ya saçmalama
-Tamam gel hallet o zaman! 
-Ya bu gün biliyosun bıdı bıdı bıdı 

31 Mart 2021 Çarşamba

Esti Yine

Suçlu ailedir. Hata yapan toplumda kaos çıkaran tecavüzcü, pedofili, sosyopat, psikopat bir çok insanın böyle olmasında suçlu ailedir.
Çocuğa eğitim öğretim uygulanıyor ya aile?
Çocuk 5 saatini geçirdiği okuldan eve gittiğinde kalıcı oluyor mu sizce?
Sosyal bir hayvan olan insan temel ihtiyaçlarına gömülüp aslolanı unuttuğunda ve daha da acısı hatırlatıcısı olmadığında kaos kaçınılmaz oluyor
Şimdi durup izleyelim kaçırılan öldürülen çocuklar ve kadınlar var
Alınan önlem?
Belki ağır işleyen bir sistem ben iyimserlikten yanayım
Fakat ağır işleyen sistemde hızlı suç oranlarında artış oluyorsa o sistemde ıslahat gerekli durumlarda inkılap şart değil mi?
Bir kişinin ölümü konu ne olursa olsun hak değildir
Eğitim süreklidir
Durup baktığınızda sürekliliğe adaptasyon -hem evrimde de böyledir bu- kolaylaştırır.
İnsanlardaki id duygusuna bir terbiyeci bulunmazsa ve yahut bununla ilgili bir girişim olmazsa o zaman sıkıntılar buyur ve canileşmenin sonunun olmadığını medyayla kişilerle gözler önüne serer...



ÇIKAR PEŞİNDE YALAKALAR

Çaya felsefe falan, 
Edebiyat paramparça tabii.
Dedikoducularla uğraş ve kişisel mantıksız telaş
Manipüle duygular stagflasyonel olgular
Kavgalar tartışmalar aynı dilde anlaşamamalar
Falanlar filanlar bir sürü olaylar
Derinlerdeki kafayla yüzeydeki kafa
Çıkarının peşinde yalakalar...

Neso'lu

Doğduğumda çatık kaşlı bi bebekmişim.
Annemden sütü, memesini çekiştirerek içmişim.
Tanrı bana bu özelliği anne karnında bahşetmiş, değişmeyeceğini bilerek beni topluma salıvermiş.

Ani tepkili, biraz öfkeli, sinir katsayısı yüksek bu ferdin
Değişmesini beklemek acemilik
Bu bir maharet değil elbet
Yerilecek bir durum da değil

Kimse 4 4 lük değil.
Kimse kimseye katlanmak zorundada değil.
Uyum içinde yaşamak için farklılıklarımızı kabullenmekle başlayabiliriz elbet
Tavizce sukunet sözlerimi sayfana kaydet.

Tesellim miras kendime, kendimden metnime
Söz benim, ses benim iştirakım ben gibilerden bendime
Temiz kapalı bir ortam dışlanmıyor hiçkimse
Ben divane dervişlerden olmadım, yine de bir yoldayım
Yolun adı "herkessiz hiçkimse"

Düello zannetmişler yaşamı
Baz almışlar kırık notu her seferinde
Kriterin "ben" olması mümkün, "ben"de hiçlik kriter
Tek başına bir kimseyim düşünmek yok seyrimde
Konuşurken tökezler, yürürken kekemeyim
Umrumda değil çoğu şey umrunuzu kaybetmeyin.



30 Mart 2021 Salı

istismarcı kadınlar

Ben çok kötü bi kadınla tanıştım
Ben çok kötü bi kalp tanıdım
Ben ağzından salya gibi akan beddualarıyla tanıdım
Ben dişleri eksik olan o kadını unutmadım

Daha kötüsü de vardı tabii
Daha çekilmezi
O kadının salyasına sahip çıkan diğer kadın
O kötüleştikçe salyasını silen
O ısırdıkça pansuman yapanları def eden
Isırana sarılan
Isırana salyasızken, dişsizken av getiren
Yaban hayatının yüz karaları
Politikacıların halkı piyon yaptığı gibi
Evlatlarını piyon yapan kadınlar
İşte onlar
Tehlikenin can kardeşi
İyi niyetin altındaki kepazeler
Hepsi ayet paylaşan din istismarcıları
Hepsi kuran öğrenmeye çalışan
İyi niyet budalası


14 Mart 2021 Pazar

Aidiyet

 Ait olmadığım bir yerde ait olduklarımla beraberim

Gün ışığı gürültülü vuruyor yüzüme

Ve bir akşam sessizliğinde

Fırtına çıkıyor bedenimde…


Ait olmadığım bir yerdeyim.

Bedenimde.

Sakinliğe meydan okuyan

Ama sakinliğe hayran

Karmaşadan nefret eden ama karmaşık


Ben benim senden sonra yine

Sen bensin benden sonra yine

Sonra?

Ruhum 2 saniye sonrasını “sonra” olarak adlandırıyor

Bedenimse önce…


Ait olmadığım bir yerde aidiyet duygum gelişmiş

Kendimi bilmeden ölmekten korkuyorum

Ruh bedenden geçmiş

Beden ruhta delirmiş…


Sarmıyorum

Darlıyorum

Korkuyorum


İnatla parlıyorum...


Birisi ve Dünyası

Kimse kimsenin hiçbir şeyi değil

Kimse kimsenin her şeyi…


Kıt kanaat geçinen biriydi kendince

Kıt kanaat yaşardı kaybolurken

Tek zenginliği düşünceleriydi

Fazla düşünme eğilimi


Ona da overthing tanısı koydu kendince

Bir psikologla görüşmeye başladı

Haftalık 50 lira

Adam onu anlıyordu, dosttu

Haftalık 50 lira

Sigara içiyordu günlük 14 lira

Sigara onu anlıyordu, günlük 14 lira

Karşılıksız yaşamanın karşılığını alamazdı

3 gün üstüste 8 saat, ölse uyuyamazdı…


Hep birine benzetilir kimseye benzemezdi

Tutup çekse kendini, kendine getiremezdi

Bir babası vardı mevsimlik göçü olan

Bir babası vardı naifliği olmayan


Tezgah kelimesine takılmıştı bir zaman

Düzenbazların anladığıyla bulaşıkçıların anladığı

İkisini de aynı şey sanıyordu bir zaman

Aynı şey olmadı, nefes aldıkça anladı

Sorgulamayı bıraktı…


Derken bırakmamıştı

Sorgularla var olduğunu anladı

Derken kayboldu

Kaybettiğini sandığı saplantıda

Kalbi kırıktı herkes gibi

Ne yapacağını bilmiyordu herkes gibi


Ne! Herkes gibi mi?

Herkes biliyordu ne yapacağını görünürde

Acaba kendisi de biliyor muydu görünürde?


Hayal mayal kurardı, sonra geri kaçardı

Kabus mabus gelirdi

Ve asla gitmezdi…





Kavramları karışık az biraz çapraşık

Bir dünyası vardı ama hiç oluşmamış

Oluşturmaya çalışırken ipleri koparmış

Dışarıdan bakınca yoldan çıkmış.


Evet o!

Dünyası bu!

Yoldan çıkmışların dünyası...


12 Mart 2021 Cuma

Pasif Agresif

 Pasif bir agresif

Dedikleri de ne oluyor

Diye araştırmaya koyuldum

Döndüm baktım

Kendimden bir şeyler buldum

İnsanlara bakış açım haddinden fazla yorgun

Bir sağa bir de sola doğru çeken bir kuvvetle doldum

Sır küpü olduğumu zannettiğim zamanlarda boşboğaz oldum

Cömert olduğumu anladığımda cimrilikten gem vurdum

Sakin biri oldum sakinlikten yoruldum

Bunun süresi 5 dakikaydı sonra savruldum

 

Avaz avaz susmak derler ben hiç öyle olmadım

Kendimi bir şey sandığımda

Sandığımdan bir şeyler çıkardım

 

Tarifsiz bir acıydı hakaretler bana

En ufak kelimelere bodoslama anlamlar yükledim

Hiç olmadığım kadar titredim

Beklentiler beni mahvettiğinde

Beklemeyi kestim

Maksimum 5 dakika

Tekrar döndüm

Döne döne Mevlana oldum

Seve seve Neşet

 

Benden bir şeyler bekleyenlere

Fark ettiğim sürece yardım etmeye çalıştım

Elime yüzüme bulaştırdım

Elim yüzüm ön sözümdü parçaladım

Param parça yıkık dökük

Yama hayatımdaki bir kaç sökük

Battı insanların gözlerine

Bununla fazla ilgilendim

Fazla ben oldum

Fazlaca coştum

Fazlalıktan yoruldum...

 


Mevsimsel Yaşıyorum

 Mevsimsel yaşıyorum.

Bir türlü yolunu bulup doğruyu ifade edemiyorum

Kimi zaman bir illüstrasyon, kimi zaman kelimeye takılıp kalıyorum.

Bulamıyorum

Bir yolunu bulamıyorum...

 

Sararan yaprağı seviyorum

Sonbahara özüm diyorum

Bazen Oruç Aruba okuyorum

Bazen Necip Fazıl'da derinleşiyorum

Füruğ Ferruhzad'dan ilham alıyor

Cemal Süreya'yla platonik yaşıyorum...

 

Bir yolunu bulup savaşamıyorum

Altar'ın oğlu Tarkan'ı izliyorum ya da Arkın Cüneyt

Zeyna'dan ilham almıyorum asla

Bazen atlılar kovalıyor ben jokey olma hevesine düşüyorum.

 

Habil'le Kabil'i anımsıyor

Züleyha'dan Yusuf'a varıyorum

Bir baş yapıt sanıyorum kendimi

Lanetlenip Medusa olmaya çalışıyorum.

 

Kimselerin bilmediği gizli bir yol

Mirdad'ın yoluna amma çok heves ediyorum

Lau Tzu'dan ilham alıyor

Nesibe gibi yaşıyorum.

 

Ne köyde ne kentte yetişen biriyim

Ne azda ne çokta belirginim

Görünmeyen bir gezegenin gökkuşağı

Yıldızların efendisiyim!

 

Görünüyor sanıyorum tüm yollar

Ben görünmüyorum

Fazla iddialı bir küçük prensesim

Ben olduğumdan farklı olmak istediğimden uzak

Karmaşa problemini daha da karmaşıklaştıran oyuncak.

 

Bir kukla seziyorum her yazılarımda.

Bir kukla

O benden öte benden ziyade bir Barış Manço esintisi

Benden bana varan bir Gepetto ustalığı

Ama görünmez

Ama kıymet bilmez

Ama kıymeti bilinmez...

Yalan söyledikçe burnu uzamaz gözleri dolar

Ağladıkça yalanları dökülür savruk tahta.

Boşta olsa tıngırdamaz kimselere göz açtırmaz.

Kılıcı da olmaz ki kuklaların, olsa olsa zımpara

Parti de törpü de var

Yok olmaya 5 kala!

 

 


B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...