Mevsimsel
yaşıyorum.
Bir türlü yolunu bulup doğruyu ifade edemiyorum
Kimi zaman bir illüstrasyon, kimi zaman kelimeye takılıp kalıyorum.
Bulamıyorum
Bir yolunu bulamıyorum...
Sararan yaprağı seviyorum
Sonbahara özüm diyorum
Bazen Oruç Aruba okuyorum
Bazen Necip Fazıl'da derinleşiyorum
Füruğ Ferruhzad'dan ilham alıyor
Cemal Süreya'yla platonik yaşıyorum...
Bir yolunu bulup savaşamıyorum
Altar'ın oğlu Tarkan'ı izliyorum ya da Arkın Cüneyt
Zeyna'dan ilham almıyorum asla
Bazen atlılar kovalıyor ben jokey olma hevesine düşüyorum.
Habil'le Kabil'i anımsıyor
Züleyha'dan Yusuf'a varıyorum
Bir baş yapıt sanıyorum kendimi
Lanetlenip Medusa olmaya çalışıyorum.
Kimselerin bilmediği gizli bir yol
Mirdad'ın yoluna amma çok heves ediyorum
Lau Tzu'dan ilham alıyor
Nesibe gibi yaşıyorum.
Ne köyde ne kentte yetişen biriyim
Ne azda ne çokta belirginim
Görünmeyen bir gezegenin gökkuşağı
Yıldızların efendisiyim!
Görünüyor sanıyorum tüm yollar
Ben görünmüyorum
Fazla iddialı bir küçük prensesim
Ben olduğumdan farklı olmak istediğimden uzak
Karmaşa problemini daha da karmaşıklaştıran oyuncak.
Bir kukla seziyorum her yazılarımda.
Bir kukla
O benden öte benden ziyade bir Barış Manço esintisi
Benden bana varan bir Gepetto ustalığı
Ama görünmez
Ama kıymet bilmez
Ama kıymeti bilinmez...
Yalan söyledikçe burnu uzamaz gözleri dolar
Ağladıkça yalanları dökülür savruk tahta.
Boşta olsa tıngırdamaz kimselere göz açtırmaz.
Kılıcı da olmaz ki kuklaların, olsa olsa zımpara
Parti de törpü de var
Yok olmaya 5 kala!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder