Yok olmadan önce hayatına kattıklarını anlamalı...
Gitmeden önce derken;
Basitleşmiş bir aşk ya da toksik insan ilişkileri değil mesele.
Mesele; anlam arayışı içindeyken anlamını bulmalı
Anlamına yüklenerek, manaya meraklanmalı.
İlham perilerim saçma sapan yerde üşüştüler yine tepeme!
Mesele neymiş?
Neymiş mesele?
"Anlam arayışına yoğunlaştığın hayatta manayı kaçırma" imiş
Meseleye bakış açımı açtıkça açtı bu periler!
Şöylelemesine geniş bir alan bahşettiler,
Sıkıldı içim, daraldı ruhum,
Gidin başımdan! Demek istedim...
Bu hayat sadece benim mi?
Gidin başımdan!
Sizler benim farkındalığımı o kadar geliştirdiniz ki...
Tertemiz, farkındalıksız, ruhsuz bireylerin arasında böyle nasıl yaşayacağım?
"Topluma uyum sağla" normlar, bişeyler...
Ben böyle kendimle nasıl başa çıkacağım?
Herşeyi biliyorum ve herşeyi hissediyorum...
Var olma dürtüm, anlam arayışım ve bu dokuz müzler.
Beni aldılar ellerine,
Ordan oraya, burdan buraya
Masa tenisi şeysi.
Yazıklar olsun bana!
Çok anlamlı bir hayata direniyorum.
Ve iyi ki varım ben!
Bu kadar farkındalığa rağmen,
Bu toplumla beraber hala yaşıyorum...