Sana yazıldığını sandığım o şarkıyı defalarca döndürdüğüm bir akşamın içindeyim.
İnanır mısın, bütün travmalarımı bir kenara bırakıp sadece sana sarıldım. Sen yoktun belki; ama bana nefes aldıran o kokun zihnime hep kazılıydı. Mazide savrulan o tek bir anı, kalbimi titreten o heyecanı her yerde aradım; hiç unutmadım.
"Travmalarımı bıraktım" dedim ya... Ailemin bende bıraktığı derin izleri psikiyatristin verdiği ilaçlara gömdüm. Sen ise tüm o karanlığın arasından sıyrılan, ruhumu tek başına iyileştiren taraftaydın. Kurtulmak için hep bir kahraman bekledim; ama zihnimdeki bütün kahramanlar senin gibi bakıyor, senin gibi kokuyor, senin gibi davranıyordu. Bu yüzden kahraman gibi görünen herkesi eledim. Eledikçe eledim... Hiç kimse sana benzemedi ve sonunda hayatımda hiç kimse kalmadı.
Baş başa kaldık: Senin hayalin, ben, aralıksız içtiğim sigaram ve aldıkça aldığım kilolarım... Aklımı kaybetmemek için sabrettim. Dışarıdan deli gibi görünmemek için senden hiç kimseye bahsetmedim.
Şimdi merak ediyorum: Sen beni unuttun mu? Eğer unuttuysan, hayalinle bile olsa bana bir akıl ver; ben seni nasıl unutacağım? Hayatıma devam edebilmek, bir gün yeniden sevebilmek istiyorum. Kalbim yorgun, halim çaresiz... Baktığım her yer aklım ve kalbim kadar darmadağın.
Ama kararım kesin: Beni gerçekten sevecek biri gelecek ve ben de onu seveceğim. İşte tam da bu yüzden sana elveda demek zorundayım.
Elveda güzel kokulum... Elveda aklımın melodisindeki en güzel karşılık. Kendine iyi bak. "Bir gün umursanmadığında beni hatırla" diyecek kadar da canını yakmak istedim bu son satırlarda. Dedim ya, ilaçlar ancak bu kadar etki etti...
Senin inanmadığın, benimse sonsuz bir inançla sığındığım Allah’a emanetsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder