Evet, deniz sana söylüyorum,
Kuşlar da dinlesin izin veriyorum,
İnsancıklara yaşadığım kadar,
Arkama bile bakmadan, usulca
Sözde değil özde güvenmiyorum...
İstikrarsız tartı iş başında
Kalibrasyon fena işlevi hat safhada
Kem kümlü bir gece yıldızsız, kayıpta
Destur vermez ki gündüz itinası her dalda
Sahil kasabası mı yine hayalin?
Tek farkın memleketin, sevimsiz şuurunda
Birbirine benzeyen şu insan ne acayip
Varlığı kopuk olmalı, ibresi namüsait
Ben somurturum ciddiyetsiz ortamda
Dalga geçenlere sempatim yok hayatta
Düstur bende budur kalabalıklarda
Obur insanlığa saygım yok bu nokta da
Üretmektir varlığım,
Aksine kirli tüketim sahalarda!
Kafiye mafiye hepsi hikaye
Anlatmak istediğim delirir beynimde
Küfrü pek bi severim yakışanda sermaye
Değil mi ki insanlık yakışanı yapandır
Söz söylese de gümüşten bi haber olandır
Derin yollar bitmiyor sandal ağır gitmiyor
Köydeki huzura deliler erişiyor
Sanki bir söz fazlaca yaşıyor, hoşuna gidiyor
Kalpte saklı zikir ömür hızla bitiyor
Dervişin fikrini zikriyle bilirmişsin
Ağzından çıkan sözle semaya erişirmişsin
Kayıp bir meziyetle kelamdaymış varlığın
Bir kum tanesi kadar sürer istikrarlığın
Gol olmadı fanatik üzülmene değmez ki
Süspansiyon hayalin gram la eşleşmez ki
Kulvara dayanamaz rekabet kestirmeli
Cingöz bir varlıkla karmaşa istemez ki
Varoluşun karmaşa, kutuplanmalar tezat
Kişilikte olmaz ki görünmeyen bir mezat
Düşünmeden kelam et sonra işler hep kesat
Sefil köylü umarsız, öğüdü bolca sebat...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder