16 Kasım 2015 Pazartesi

Çırpınış

Masum değilsin ama etrafında da seni kötü hissettiren, günahlarının üzerine yaratıcıdan daha fazla giden insanlar var.

Ve bunun doğruluğuna o kadar inandırıyorlar ki, iyi olmana fırsat vermiyorlar.

Peki ne yapmalı?

İşin içinde insanın insana savaşı varsa ne yazık ki yapılacak en ufak şey tedirgin eder...

Düşünsene biliyorsun bunu anlamıyorlar, inanmıyorlar.

Bir kitapta okumuştum, '' Hiç ön yargıyla aşağılandın mı?'' yazıyordu.

Kendime sorduğumda cevap olumluydu.

Açıklık getirmek gerekirse, ön yargıya sadece tanımadığın insanlar tarafından uğramazsın.

En yakının, seni doğuran, seni yıllar boyu tanıyan (!) bunu yapar.

Tanımamıştır, tanımaya yüz tutmuştur.

Başaramamıştır...

Herkes kendi hayatının kahramanı, kendini yetiştirmeli, kendiyle ilgilenmeli...

Bu dış etkenler ve ön yargının acımasızlığı bir nevi hayatın her insanda olabilecek kadar gerçek yanı...

Ne yapmak gerek diye düşünürsün, kendinle ilgilendiğini zanneder, herkesin hastası olursun ve birden herkes psikolog olur. Eğitim şart değil...

Hani diyor ya Cihan Aktaş: ''Yaşadığı hayat gibi, yaşayamadığı hayat da bakışlarına, ses tonuna, duruşuna siniyor insanın.'' diye, 
İşte öyle bir şey...
Siniyor gerçekten, dikkat etmek ve vazgeçmemek, birazda bazı şeyleri, ön yargı gibi, kulak ardı etmek lazım...

Çare her zaman vardır bence, iyilik ve inanç kalbe işlemişse.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...