4 Temmuz 2018 Çarşamba

Grafomanik

Sosyal kafa sosyal vücutta bulunur.
Bazen başlamak bitirmenin hiç bir şeyidir.
Kimi zaman üzüm üzüme baka baka kahrolur.
Sakinligin olduğu yerde huzurdan çok kelime hapisanesi varolur.

Gittigin kadarı senindir ne öğrendiysen o kadarsın,
Yolu yarılamak iyi midir?
Kendine koşmanın farkındalığı yoksa?
Sinir harbi dağıtır, varlığın amacını anlamsızlaştırır.
Ve görürsün düşünürsün...
Uygulamada yokluk yokta varolur.
Karşılaştırmalı bir ütopyada, hayaller sarhoştur.
Distopik yapıda ütopyanın varlığı ne kadar anlam bulur?

Kendi hayatından kocaman bir cehennem yarat!
Yarısı dolu olan bardağı iç ve "hepsi boş bunun" deyip karamsarlığı dayat!
İncindiğin zaman var olmak aşılmaz bir engeldir,
Kendine gelememek, kendinle olamamak zevk verir boşluğu derindir...

Ne diyorum? Ne yazıyorum? Neden düşüncelerim yine taşıyor kafamdan?
Elim kalem tutmaz ki benim, anlamım anlayanda.
Dilim kelimelerle boğuşur anlatamam ki kendimi hiçbir zaman...
Ben dünyadan çekmedim, dünyalara çektirdim.
Yeni başlangıçlarda kendimi yedim bitirdim.

Yepyeniyim, taptazeyim her gün harika dedirttim.
Içimdeki sesi ben yönlendirdim.
27 yaş civari kendimi bulmaya 7 adım yaklaştım.
Ucu bucağı olmayan bir yolda, çoğu zaman uzaklaştım...

Meditasyon gibi her nefese hükmettim
Kilitli kapılar ardında telepatilendim, yendim, bittim.
Grafomanik bir haldeyim, her seferinde böyleydim
Dedim ya elim kalem tutmaz,
Grafomaniama yenildim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...