Olmalıydı, yadırgandı, olmamayı seçti var olmamayı...
Küçücük bir kızdı,
Hatalar yaptı.
Tecrübelendi, helal-lendi, helalleşti,
Kahroldu, mahvoldu, kimi zaman yok oldu
Görünmezliği seçti.
İtilip kakıldığında göğüs germedi, vazgeçti.
Bir zaman geldi birileri onu seçti...
Herkesin oyununa dahil oldu, keşfetti.
Sabretti, mahvetti, kaybetti,
Kimsenin bilmediğini bildi, bilinmek istedi,
Serzenişteydi, halt etti.
Baktı gördü, anladı sustu, kaybetti.
Baktı gördü, anladı konuştu, kaybetti.
Sonuç hiç değişmedi...
Birilerini var etti,
Kendini kaybetti.
Selama nazar etti, kelamı ziyan etti.
Felsefesi oldu, olumladı öğretti.
Gidip gelmelerden yoruldu, sendeledi...
Israr etmedi kaybetti.
Çelişkilerin okyanusunda benliğini sorguladı,
Sosyal olgu da geleneklere atfetti.
Suçladı, yargıladı, aşağıladı,
İnsana insanca yenildi.
Dert küpü gibi davrandı, dertsizliği anlayamadı.
Tabiri caiz etti, kimse sorgulayamadı...
Karmaşıktı ruhu, elbet bedene de sindi.
Geldi, gördü, bildi, sonunda kendine yenildi...
Sustu, sustukça sustu, kaybetti...
Konuştuğunda da kaybettiğini hatırladı
Sessizliğinde keyif etti...
Anlamı anlamlamaya da yenik düşünce
Karar verdi, kendini var etti (!)
Kolay olmadı hiçbiri, sustu ve sabretti...
1 Haziran 2017 Perşembe
26 Mayıs 2017 Cuma
Eleştiri Gibi
Sura üflese de ferahlasa biraz,
İsrafil de darlanmış,
Onun vaziyeti beni çok alakadar ettiğinden değil umursayışım,
Acelem var...
Kıyamet kişinin kendi içselliği,
Toplu birlik bir kıyamete kendi ruhunda alamet ara,
Kara kuru bırakıp, beslemediğin ruhunda.
İki cümleyi hazmedemeyen, empatiyi bilmeyen ruhunda...
Bilinmezlik çukuruna ruhunu atıp bedene yüklenmişsin,
Derbeder vaziyette topluma yenilmişsin,
Asıl savaşı unutup egona hizmet etmişsin,
Aklınca; gelmişsin, görmüşsün, yenmişsin,
Suçlamalar tezgahta, bulaşıklarla aynı sırada,
Kim bakıyor aldanma, ruhun aynı durakta, belki biraz aşağıda...
Ruh ve beden, çizgi aynı, ikisi de arafta.
Kopuk kopuk, savruk savruk bekleme de durakta..
İsrafil de darlanmış,
Onun vaziyeti beni çok alakadar ettiğinden değil umursayışım,
Acelem var...
Kıyamet kişinin kendi içselliği,
Toplu birlik bir kıyamete kendi ruhunda alamet ara,
Kara kuru bırakıp, beslemediğin ruhunda.
İki cümleyi hazmedemeyen, empatiyi bilmeyen ruhunda...
Bilinmezlik çukuruna ruhunu atıp bedene yüklenmişsin,
Derbeder vaziyette topluma yenilmişsin,
Asıl savaşı unutup egona hizmet etmişsin,
Aklınca; gelmişsin, görmüşsün, yenmişsin,
Suçlamalar tezgahta, bulaşıklarla aynı sırada,
Kim bakıyor aldanma, ruhun aynı durakta, belki biraz aşağıda...
Ruh ve beden, çizgi aynı, ikisi de arafta.
Kopuk kopuk, savruk savruk bekleme de durakta..
11 Mayıs 2017 Perşembe
Acziyet
Yarım bıraktığım yazılarım kadar şanslı olsaydım keşke...
Seramoni yapmadan protokol ehli oldum
Hayalim seramoniydi tabiiki yadırgandım
Umursamadan az ileriye dönük bakmak istedim
Dikiz aynasından baktığımı farketmedim
Koskoca yanılsama bedenimde hücrelerimde
Koşsam kendime varabilir miyim
Kelimelerle dans etmeyi sevsem de
Yazdıkça yazdım da
Misalim koşu bandıydı
Kendime varamadım
Kendime katlanamadım
Hep bir çaba hep bir gayret
Diyorum kendime "Az daha sabret"
Beceremezsen tabii bu topluma bir felaket
Alt et kendini diyorum çözüm değil alt etmek
Çelişkiler illegal boyutlarda değil
Bu benim telkinim
Knock out hayata karşı gösterdiğim iradem
Öz eleştiri kendim olmanin yokuşunda
Sağanakta seramonim
Umrumda acziyetim
Karmaşamın gücünden bahsederim
Bu benim sürekliliğim
Dolambaçlı yollarım gurur kaynağım
Dahiyane bir düzene hasret olmamaktı letafet
Sırılsıklam cesaret karmaşamda marifet...
Seramoni yapmadan protokol ehli oldum
Hayalim seramoniydi tabiiki yadırgandım
Umursamadan az ileriye dönük bakmak istedim
Dikiz aynasından baktığımı farketmedim
Koskoca yanılsama bedenimde hücrelerimde
Koşsam kendime varabilir miyim
Kelimelerle dans etmeyi sevsem de
Yazdıkça yazdım da
Misalim koşu bandıydı
Kendime varamadım
Kendime katlanamadım
Hep bir çaba hep bir gayret
Diyorum kendime "Az daha sabret"
Beceremezsen tabii bu topluma bir felaket
Alt et kendini diyorum çözüm değil alt etmek
Çelişkiler illegal boyutlarda değil
Bu benim telkinim
Knock out hayata karşı gösterdiğim iradem
Öz eleştiri kendim olmanin yokuşunda
Sağanakta seramonim
Umrumda acziyetim
Karmaşamın gücünden bahsederim
Bu benim sürekliliğim
Dolambaçlı yollarım gurur kaynağım
Dahiyane bir düzene hasret olmamaktı letafet
Sırılsıklam cesaret karmaşamda marifet...
28 Nisan 2017 Cuma
Söylüyorum
Çırpınıyorum...
Karayı bulamayan sandal gibi
Gidip gelmeyen zamana yakaran gibi
Kangren olmaya yüz tutmuş parmak gibi
Ağaran günde ay ve güneşin buluşması gibi
Güneş gibi
Ait olmadığı bedende yaşamaya çalışan ruh gibi
Duymaya çalışan göz
Lisan bilmeyene söz gibi
Kayıplarında debelenen cins gibi
Türden türe farklık gösteren embriyo gibi....
Dayanıyorum...
Güneşli günde kar tanesi
Son güne hasret tırtıl gibi
Ameliyatın son dakikasındaki anestezi
Anlam bulamadıkça çırpınan cümle gibi
Olur olmaz heryerde derdine deva arayan gibi
Kaktüs e gül diyen
Gelmeyeni bekleyen gibi...
Bekliyorum...
Su gibi, toprak gibi, hava gibi...
Karayı bulamayan sandal gibi
Gidip gelmeyen zamana yakaran gibi
Kangren olmaya yüz tutmuş parmak gibi
Ağaran günde ay ve güneşin buluşması gibi
Güneş gibi
Ait olmadığı bedende yaşamaya çalışan ruh gibi
Duymaya çalışan göz
Lisan bilmeyene söz gibi
Kayıplarında debelenen cins gibi
Türden türe farklık gösteren embriyo gibi....
Dayanıyorum...
Güneşli günde kar tanesi
Son güne hasret tırtıl gibi
Ameliyatın son dakikasındaki anestezi
Anlam bulamadıkça çırpınan cümle gibi
Olur olmaz heryerde derdine deva arayan gibi
Kaktüs e gül diyen
Gelmeyeni bekleyen gibi...
Bekliyorum...
Su gibi, toprak gibi, hava gibi...
13 Nisan 2017 Perşembe
Monolog Değil
Önem sıramda sayı yok
Herkes önemli ahmak ruhumda
Küsmelerim dokusuz, yavan, meyili bol
Kesik çok ise ruh tamire muhtaç
Fazla uğraşa rest, belirleyemem ihtiyaç
Geri geldiğinde uzaklaşıp bak ruhuna
Kimler nerde organizmada
Tangır tungur yuvarlansan bayır aşağı
Tutacak olan var mı önem sıranda
Kendi kendime çekişmelerim
Söylenmelerim kendi kendime
Kayıt hep var gezegen ahlakında
Kendini yor, hazmet kendini
Kalemim bağımsız, ruhsuz, cesur
Anlayanı az farkındalığı gelişmiş
Hiç olmazsa bir şemsiye kağıdım kurşun yağmurunda
Umursamazlar cenneti umursayanlar cehennemi
Kafiye aradın bulamadın
Kafiye anlamda
Anlam aradın konduramadın
Anlam utangaç kalemimde
Saygı aramadın sevgi aramadın
Hepsi mevcut bende
Başkaldırır vaziyette
Asık suratlı kelimelerimde
Derinliğim hazmedilemez büyüklükte
Eli öpülesi saygım dopdolu dolu dizgin
5 duyu organım toplum sayesinde bezgin...
Herkes önemli ahmak ruhumda
Küsmelerim dokusuz, yavan, meyili bol
Kesik çok ise ruh tamire muhtaç
Fazla uğraşa rest, belirleyemem ihtiyaç
Geri geldiğinde uzaklaşıp bak ruhuna
Kimler nerde organizmada
Tangır tungur yuvarlansan bayır aşağı
Tutacak olan var mı önem sıranda
Kendi kendime çekişmelerim
Söylenmelerim kendi kendime
Kayıt hep var gezegen ahlakında
Kendini yor, hazmet kendini
Kalemim bağımsız, ruhsuz, cesur
Anlayanı az farkındalığı gelişmiş
Hiç olmazsa bir şemsiye kağıdım kurşun yağmurunda
Umursamazlar cenneti umursayanlar cehennemi
Kafiye aradın bulamadın
Kafiye anlamda
Anlam aradın konduramadın
Anlam utangaç kalemimde
Saygı aramadın sevgi aramadın
Hepsi mevcut bende
Başkaldırır vaziyette
Asık suratlı kelimelerimde
Derinliğim hazmedilemez büyüklükte
Eli öpülesi saygım dopdolu dolu dizgin
5 duyu organım toplum sayesinde bezgin...
Yokuş
Hiç bir zaman...
Yokuşu çıkarken yorulmadım
Hep inerken yoruldum
Çünkü bana göre aynı yoldan inmek
Aynı olayların altını çizmek demek
Aynı taşa iki kez takılırsın
Hata olduğunu çoğu zaman anlamazsın
Gider gelirsin yaşam seferinde
Sürekliliğe kanarsın
Hatayı sahiplenirsin
Ders almadan döngüyü
Kusursuzca yaşarsın
Ani bir değişimle dertlerini boşarsın
Ya da saygısızca dertlenipte taşarsın
Bu ikilemle yaşadığını anlamak
Topluma bu gözlerle bakmak
Yorucudur eminim hem de bilirim
Karmaşam helalimdir toplumdan vazgeçerim
Kitaptan olan bir yumak hamurumla
Kendime biçerim kaftan seçerim...
Yokuşu çıkarken yorulmadım
Hep inerken yoruldum
Çünkü bana göre aynı yoldan inmek
Aynı olayların altını çizmek demek
Aynı taşa iki kez takılırsın
Hata olduğunu çoğu zaman anlamazsın
Gider gelirsin yaşam seferinde
Sürekliliğe kanarsın
Hatayı sahiplenirsin
Ders almadan döngüyü
Kusursuzca yaşarsın
Ani bir değişimle dertlerini boşarsın
Ya da saygısızca dertlenipte taşarsın
Bu ikilemle yaşadığını anlamak
Topluma bu gözlerle bakmak
Yorucudur eminim hem de bilirim
Karmaşam helalimdir toplumdan vazgeçerim
Kitaptan olan bir yumak hamurumla
Kendime biçerim kaftan seçerim...
30 Mart 2017 Perşembe
Şizofrenik Sesleniş
İnsanlarla aramda var evet duvar
Hepsini tek tek insanlardan aldım
Her biriyle mesafemi korumalıydım
Sırlarımı duvarlardan aşırmamalıydım
Strese yenik düşen bedenleri
Yormamalıydım, kuşatmamalıydım, kaçırmamalıydım
Hep istendi hep verdim
Kayıplarıma tuz serptim
Kokmamaları adına deri misali
Saydım sövdüm içimde devran döndürdüm
Gelip geçen birçok neden için
Kırıp geçtim kimi seçtim?
Kimsesizken seçemezdim
Seçip kendimden geçemezdim...
Konuşmaların yönü belli
Kendimleyken hep aynı kelimelerin dizilimi
Kuklalarla uğraşmaktansa kendime vefam
Şikayetim derdim ve devam...
Kimsesiz kalamam herkesle hiç olamam
Benim defterim benim kalemim kendimleyken solamam...
Karmaşık yazımı yazdım
Ruh halimi kazıdım
Kafiyelerden destek alıp
Anlamı karaladım
Ya da bulmaca misali
Bir kapı araladım
Çemberin dışındayım
Kendi kendime uğraştayım
Herşey yolunda korkmayın
Ama anlamımı yormayın...
Hepsini tek tek insanlardan aldım
Her biriyle mesafemi korumalıydım
Sırlarımı duvarlardan aşırmamalıydım
Strese yenik düşen bedenleri
Yormamalıydım, kuşatmamalıydım, kaçırmamalıydım
Hep istendi hep verdim
Kayıplarıma tuz serptim
Kokmamaları adına deri misali
Saydım sövdüm içimde devran döndürdüm
Gelip geçen birçok neden için
Kırıp geçtim kimi seçtim?
Kimsesizken seçemezdim
Seçip kendimden geçemezdim...
Konuşmaların yönü belli
Kendimleyken hep aynı kelimelerin dizilimi
Kuklalarla uğraşmaktansa kendime vefam
Şikayetim derdim ve devam...
Kimsesiz kalamam herkesle hiç olamam
Benim defterim benim kalemim kendimleyken solamam...
Karmaşık yazımı yazdım
Ruh halimi kazıdım
Kafiyelerden destek alıp
Anlamı karaladım
Ya da bulmaca misali
Bir kapı araladım
Çemberin dışındayım
Kendi kendime uğraştayım
Herşey yolunda korkmayın
Ama anlamımı yormayın...
31 Ocak 2017 Salı
Durumlar 2
Heceler oldukça asil
Söylemler kararlı fakat sefil
Kıymet vereni anlayacak bir his dünyasına
Karıştırmasanız keşke sahteliği
Olan biten bir çok olay
Bunlara mütakip verilen karar
Kaygı dolu aslında iç saray
Saklı kalan hisler, efsane detay
Kekelerler çoğu zaman
Sahte tavır kalburüstü yönetilir
Şip şak hallolan destekli tavır
Yalakalıkla alan desteği dipten sendeletir.
Herkes bildiğini önemser
Başkasıyla tanımlar kendini,
Fakat dönemsel.
Bugün başka yarın başka
Bir çok edim ve ediş
Her zaman yorgun olacak dakikalar
Gidiş o gidiş...
Sahte tavır kalburüstü yönetilir
Şip şak hallolan destekli tavır
Yalakalıkla alan desteği dipten sendeletir.
Herkes bildiğini önemser
Başkasıyla tanımlar kendini,
Fakat dönemsel.
Bugün başka yarın başka
Bir çok edim ve ediş
Her zaman yorgun olacak dakikalar
Gidiş o gidiş...
29 Ocak 2017 Pazar
Durumlar 1
Dolu olupta taşamamak
Sorgularken çıkan hazla
Dere tepe koşamamak
Kendini tanımanın umudunda
Başka kişileri anlamaya çalışmamak
Beygirler gücüyle beyin muharebesi
Olaydan olaya karmaşa silsilesi
Koyu renge hürmeten saf görünür toprak
Hayatı başlatır sonrasına karışmaz,
Dökülür yaprak
Kendime gelme çabamda azaldı kapılar
Griliğim ton değiştirdi, değişti kaygılar
Gök kuşağına renk kattım tek tek saydılar
Bir kalem ve bir kağıtla beni kopyaladılar...
Sorgularken çıkan hazla
Dere tepe koşamamak
Kendini tanımanın umudunda
Başka kişileri anlamaya çalışmamak
Beygirler gücüyle beyin muharebesi
Olaydan olaya karmaşa silsilesi
Koyu renge hürmeten saf görünür toprak
Hayatı başlatır sonrasına karışmaz,
Dökülür yaprak
Kendime gelme çabamda azaldı kapılar
Griliğim ton değiştirdi, değişti kaygılar
Gök kuşağına renk kattım tek tek saydılar
Bir kalem ve bir kağıtla beni kopyaladılar...
19 Ocak 2017 Perşembe
Gittin
Bana niye bunu yaptın?
Ben gökyünde ki yıldızları çoğaltmak istemiştim,
Ben sana ufak tefek konuştum
Büyük büyük laf etmedim.
Ben sen incinirsin diye hava soğuduğunda telaşlandım...
Ben güneşe öfkelendim
Rüzgara kafa tuttum
Fırtınaya beddua ettim
Yeryüzünde sen varsın diye,
Doğaya düşman oldum.
Sen güldün diye her gün o filmi izledim.
Sen kızarsın diye çikolata yemedim.
Hep derdin çok zararlı diye,
Hep derdin bir çikolata yediğinde 5 km koşman lazım diye,
Ben yemedim sen bana kırılma diye...
Sen sevdin diye sevdim o şehri
Ben panik atağım biliyorsun
Ben kalabalık diye o şehre gitmezken
Sen ordasın diye baktım o şehre hep
Fotoğraflardan düşünebiliyor musun?
Acaba bu sokaklardan da geçmiş midir diye
Eğer geçme ihtimalin varsa daldım gittim fotoğraflara
Oralarda kızlarda vardır dedim kendi kendime
Bi de sinirlendim düşünsene
Aman! Dedim diğer fotoğrafta sokak darmış
Benim gibi olmuş mudur acaba?
Araba gelir diye telaşlanmış mıdır?
Telaş yaptığında da gülerdi, gülmüş müdür?
Ben onunla tırmansaydım bir dağa
Yükseklik korkumdan degil
Onun eli elimde diye başım dönerdi de
Tazı olurdum, koşardım...
Ben daha neler düşlerdim seninle
Ben daha neler yapardım seninle
Ben bu dünyayı adam akıllı yaşardım.
Ağzından çıkan her kelime ayet olurdu
Senin gözlerinde gökyüzü anlam bulurdu
Güldüğünde cennet akardı içime...
Bi anda kaç nokta kaç olduğunu bilmediğim bir deprem oldu!
Gözümün önü karardı.
Bilmiyor muydun karanlıktan da korkardım ben
Beni neden karanlıkta bıraktın?
Kıymetine itimadım tamdı oysa ki...
Ama gözyaşlarım sağanakta akarken
Dedim sevdiğinden yaptı
O sevdiğinde ne yapacağını şaşırırdı...
İnsan sevdiğinden gider miydi?
Babamdan öğrenmiştim giderdi.
O da babam kadar yürekli demiştim!
Buna inanmak istedim
Aksi ruhumu neşterle parçalamaktı
Hem o bildiklerinizden değil
Paramparça olmanın tarifini hiç kimse yazamamıştı.
Kelimeler anlamını yitirdiğinde
Kalemi bıraktım
İçinde kelime olan herşeye düşman oldum
Her kelimede sen vardın
Karar verdim
Artık suskunluğun kitabını yazacaktım...
2 Ocak 2017 Pazartesi
Kesit
Buralarda öğrendiğim bir çok bilgi
Beklentimi de arttırıyordu elbet
Doğanın ince işlenmişliği
Sabrımı yoğuruyordu elbet
Selamete bir takat tahammülü hızlandırıyordu elbet
Kimine göre derin kimineyse kefaret
Annemin ince fikirliliği
Bir sözüyle yetiştiriyordu bedenimi
"Misafire aç mısın denmez sofra kurulur"
Yetiştirir hayat birbirinin aracılığıyla
Bazen anne bazen kardeş bazen baba ve bir komşu
Bazen iç ses bazen kitap gösterir varoluşu
Tekamüle inanmak seyrettirir ruhu
Bedene indirgenen seyirsiz bir nezaket
Güfteye yol açan bir tını da marifet
Kendi adına inan ve sonuna kadar sabret
Kanunsuz işlere bulaş illegallık letafet
Inanç bu yolun en verimli kaynağı
Okuyup gördüğün bir çok sayfa da kaygı
Kuyu derin Yusuf'tan haber alan yok
meydan da
Serveti saklı melun Yusuf olmuş ormanda
Kalk gidiyoruz deyince sevgi aşk ince şuur
Keyfe keder bir yaşam alınan tek dal uğur
Sincabı cevizle kandırdın olan oldu
Oyunlarına inanan oyunlarından doydu
Ne diyordu Kafka
"Uyu uyan uyu uyan kepaze bir yaşam"
Kafka'yı anlamaksa aklın göklerine ulaşan
Anlık seyirlerimiz devreder umutlari
Bize kalan oyalamak ince yaratıkları...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi
Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...
-
Yazın en sıcak akşamlarından biriydi. Yılda sadece birkaç haftalığına tam kadro bir araya gelebilen bu kalabalık masanın etrafında, söylenme...
-
Sana yazıldığını sandığım o şarkıyı defalarca döndürdüğüm bir akşamın içindeyim. İnanır mısın, bütün travmalarımı bir kenara bırakıp sadece ...