16 Ocak 2022 Pazar

Farkındalık1

Gitmeden önce değerini bilmeli insan, 
Yok olmadan önce hayatına kattıklarını anlamalı... 
Gitmeden önce derken;
Basitleşmiş bir aşk ya da toksik insan ilişkileri değil mesele. 
Mesele; anlam arayışı içindeyken anlamını bulmalı
Anlamına yüklenerek, manaya meraklanmalı. 
İlham perilerim saçma sapan yerde üşüştüler yine tepeme! 
Mesele neymiş? 
Neymiş mesele?
"Anlam arayışına yoğunlaştığın hayatta manayı kaçırma" imiş
Meseleye bakış açımı açtıkça açtı bu periler!
Şöylelemesine geniş bir alan bahşettiler,
Sıkıldı içim, daraldı ruhum,
Gidin başımdan! Demek istedim... 
Bu hayat sadece benim mi? 
Gidin başımdan! 
Sizler benim farkındalığımı o kadar geliştirdiniz ki... 
Tertemiz, farkındalıksız, ruhsuz bireylerin arasında böyle nasıl yaşayacağım?
"Topluma uyum sağla" normlar, bişeyler... 
Ben böyle kendimle nasıl başa çıkacağım? 
Herşeyi biliyorum ve herşeyi hissediyorum... 
Var olma dürtüm, anlam arayışım ve bu dokuz müzler.
Beni aldılar ellerine,
Ordan oraya, burdan buraya
Masa tenisi şeysi.
Yazıklar olsun bana!
Çok anlamlı bir hayata direniyorum.
Ve iyi ki varım ben!
Bu kadar farkındalığa rağmen, 
Bu toplumla beraber hala yaşıyorum... 

9 Ocak 2022 Pazar

Ait Değilim

Ne ordayım ne burda
Ne şairim ne yazar
Ne okurum ne cahil
Ne bilirim ne bilmem
Bir şeylere emek verir
Hiç bir zaman "tam oldum" demem

Kırık bir sandalyeyi sabit tutan kağıt parçası
Ya da bardağı taşıran son damla olabilirim
İsteyeni alıp burdan Mars'a götürebilirim
Bazen gevezelik yapar, bazen de bilgilerimi paylaşabilirim

Ben buyum. 
Ben hiç bir yere, zamana ya da ideolojiye ait değilim

Kahve içerken dert dinleyebilir
Kaydadeğer birilerine kulak asmayabilirim
Kendi dinamiğini hiç bir şeye ait olmamak üzere kuran biriyim

Hiç bir yere ait değilim
Hiç bir zamana kanıt değilim
Hiç bir şeyim ben
Aynı zamanda her şey. 

Ait olmama duygumu coşturan, herşey olduğuma dair inancım. 
Her şey olduğum için hiç bir şey olamam. 
Hiç bir yere ait olmadığım için kimsenin her şeyi olamam. 
Anne karnında kulağıma işlenen kurana saygısızlık yapmadığım gibi
Yoga eğitimlerine heveslenirim. 
Kardan adam yapmaya heyecanlandığım gibi
Lao Tzu okurken "yola" saygı duyabilirim. 

Her şeyden biraz varım
Hiç bir şeyden tam yokum. 
Kararlarım kesindir. 
Gevezeliğine de konuşurum. 

Kalıplaşamam. 
Kalıba sokulmaya dayanamam. 
Panik atak gelir. 
Parça almayı severim, parçalanamam. 
Kendimle bütünlerim, "yol" gelir. 


9 Kasım 2021 Salı

SESSİZ KALIYORUM

Sessiz kalıyorum.

Çünkü;

Benim hakkımdaki fikirlerin tamamen senin düşüncelerin ve bu konu beni ilgilendirmiyor. 

Çünkü;

Ne olduğuma senin kara vermen beni etkilemiyor, burnumun dikiyle aram iyi. 

Çünkü;

Gidebildiğim kadarını giderim gidemediğim yerde kalırım. Bu benimle ilgili. 

Çünkü;

Sen beni övdün diye şahlanmadım. Ya da beni yerdin diye kaybetmedim.

Gibi bir şeyler karaladım yine gün ortasında. İlham perilerim uykuda. Mantık çerçevem isyanda.
Kurduğum cümlelerdeki "sen" kişisi tekil değil. "siz" de olabilirdi. "sen" demeyi tercih ettim. 
Sen bana bakma. 
Kendine bakmak konulu meşguliyetini de azaltma.
Kendini öv artık ya da yen kendini bir çırpıda. Övgülerle yendim zannedip, yergilerle kaybettim sanma. 
Dediğim gibi. 
Birilerinin dedikleri,birileriyle ilgili. 

20 Ekim 2021 Çarşamba

Dişliler ve dişleri

Çoğu insana gerek doğası gereği gerekse öğretilen, canı yandığında yakmaktı.

Anneme o kadar kızıyorum ki...
Bize canımız yandığında susmayı ve zarar vermemeyi öğretti.
Bu canilerin o kadar işine geldi ki.
Ses çıkarmamayı meşrulaştırıp İsa örneğiyle devam ettiler. "Bi yanağına vururlarsa diğerini çevir." 
Çünkü tetikte olma ki biz yaşayalım sen var olmadan öl ya da ayağımıza takılmadan yaşa. "Az ötede oyna" 

Dişini gösteren kazanır ağzını kapat otur. Ağzını açarsan üste çıkar rezil ederiz!

Tam ağzını açmaya yeltenirsin - öyle yetiştirilmemişsin ya- dişlerini göstere göstere rezil ederler ki birdaha yapmayasın. 
Sonra yakıştırmalar, aşağılamalar, arkalarında olan dişlilerin koltuğuna sığınmalarla yok ederler. 
Yok olursun. 

Dişini göstermek eğitim gerektirir ve bu eğitimi ebeveyniniz vermediyse hep susmayı öğrettiyse işte o zaman kalitesiz yaşamın başrol oyuncusu olursunuz. 
Vahşi yaşam gibi biraz, canice biraz da...

İyilik mesajları kuşlar kelebekler böcekler.
Eee?
Bu kadar işte
Sabbah gibi biraz da.
İyilik mesajlarıyla uyuşturup istedikleri gibi şekillendirmek isterler. 
Kötülüğe iyilik er kişinin karı... 
Bla bla bla... 

Çok üzgünüm ama öyle değil işte...

15 Ekim 2021 Cuma

Küçüksün

"Ben küçükken..." 
Sanki artık çok farklı gibi, 
Cümlelere bu şekilde başladıkça kendimi garipserim hep.
Ben küçükken şuna ağlardım mesela... 
Ben şimdide farklı olaylara aynı hisleri yaşattıkça üzülüp ağlıyorum yine.
Bir de doğduğun coğrafyanın kaderini yönlendirmesi, alınganlıklarını, korkularını, sevinçlerini, hüzünlerini yani hissedilen bir çok şeyi farklı formlarda farklı tavırlarda yine aynı yaşatıyor zaten.

Sen hep küçüksün ama saf değilsin. 
Sen hep küçüktün yönlendirilemiyorsun kolay kolay belki de sadece. 
Algıların daha çeşitli isteklerin daha durgun.

Sen hep küçüksün, fiziksel olarak büyürsün biyolojik olarak büyürsün, psikolojik dayanıklılığın artar. 
Üzülürsün de kolay kolay ağlayamazsın mesela... 
Bir de minik ciğerine sigaranın zehirleri değmemiştir mesela.

Sen hep küçüksün. 
Hayal dünyan çizdiğin evlerdeki lambanın dışardan görünmediğini ve birde perde çizmen gerektiğini emreder mesela. İlham perilerini birikimlerinle yönlendirebilmek seni var eder mesela.


23 Haziran 2021 Çarşamba

Hatırlamak?

Unuttuğum çok şey var
Hatırlamam gerek!

Kafamı yorduğum şeyler uzun zamandır farklı
Farkında olmam için hatırlamam gerek
İyi niyeti suistimal edenleri unutmamam gerek.
Unuttuğum şeyleri hatırlamam gerek. 

İyi niyete gömüldük
Hırslar tatlı geldi
Kötülerin çamurunda
Ayaklarımız bataklık muamelesi gördü
Sonra mı? 
Havva-Adem meselesinden dem vurup
Çamura batarken itaat ettik. 

Kendimize küstük
Barışmamız yersiz zamana denk geldi
Hatırlamamız gerekenler 
Unutamadıklarımıza yenildi. 

Tuhaf bir karanlıkta
Mum bile yakmayanlara
Parafin olduk
Eğlendiler... 
Boğuşurken unuttuklarımızla
Hatırlatmak yerine
Aklımıza girmeyi yeğlediler
Hal böyle oldu, olunca kayboldu çoğu şey
Birden birileri hayatlarımıza oldular
Vasıfsız bir bey... 
Ya da hanım edasıyla
Emirler ve yasaklar getirdiler
Çamurlarını unuttular
Hatırlatmadılar birliği
Unuttular beraberliği... 

Çok fazla unutulan var
Hatırlamak gerek 
Çok fazla yorulan var
Durdurmak gerek
Çok fazla hatır var
Gönül koymak gerek... 

8 Haziran 2021 Salı

Telaştayken

Bi anda
Bi kalabalıkta
Telaş içindeyken
Duyduğun bir müzikle umut doluyorsun
Sonra bir insan gülümsemesine rastlıyor
Umudunu ikiye katlıyorsun
Müzik, çocukken izlediğin çizgi film sabahlarına götürürken
Bir gülümseme telaşını unutturuyor...
Annenin yaptığı sıcak çorbayla
Okul öğle arası eve gelişlerin
Ve pekmez ekmek yiyişlerin...
Gibi gibi... 

İnsan ufacık şeye mutlu olup
Ufacık şeyden sinir küpü oluyor
Telaştayken! 
Telaş, insanların psikolojik problemlerinin hatsafha da olduğu dönemde 
İnsanlıktan çıkaran bir durum
Ya da dediğim gibi
Bir gülümsemeyle
İnsan olduğunu hatırlatan bir durum

İnsan, insanlık, eylemler, kokular, müzikler
En iyi hatırlatıcılar
Ve daha neler neler...

5 Haziran 2021 Cumartesi

Pislikler

Lafla korkutur çatal dilli bir nine
Kim kimle? Neden? Nasıl? sorular onun neyine?
Kitap bilmez, cahilliği kulaktan dolmadır
Kuklalar diyarında başrol oynamalıdır.

Karakter analizi yapar kendince bir lafbaz
Dediği yalan yanlış, lafbazlıkta sihirbaz 
Tarif etse birisi, kalın kafalı anlamaz
Suç atar laf kalabalığıyla aşağılık düzenbaz

Kum gibi kalabalıklar evleri hep döşeme
Ayrışırlar elbette, sahtekarlar köşede
Turp gibi delikanlılar hapsedilmiş delikli şişede
Kimi zaman yakınırlar tuzluk etkisiyle modelli bir şişede

Kılık kıyafetten, görgüden, bilgiden, üslup ve edinimden akıyor cahillik
Kol kırılır yen içinde kalmaz ki birilerine yenilik 
Yenilmişlik uzun sürmeli demogoji tek süreklilik 
Bir sürü laf cambazı hane içi kibirlilik

Boşversen dolu verir cehaletle savaşı olana
Koyversen son verir doğruyu konuşana
İbretlik olana kadar itibar mağduru sefiller
Hugo'nun haberi yok tahammülsüz pislikler. 

1 Haziran 2021 Salı

Delirdi

Kuklalar oynuyor
Gepetto yok
Karabasanlar geliyor
Psikolog yok
Dayanaksız bilgiler kum gibi dağılıyor
Bilir kişi yok...

Yok işte istenenler
Verilmiyor beklenenler

Tuhaf bir his içinde
Yalap şap yapılanlar

Duygusal zekaya yüklenip
Empatilerce kusanlar

Bir şey eksik insanda
Kendisinden başka herşey var
Eksikliği neye yorarsa
Onda kayboluyor insan
Ses çıkarmasınaysa yetmiyor hiç bir lisan

Uçsuz bucaksız yürüsem
Özlediğimle övünsem
Rüyalarım gerçek olduğunda
Gerçeklikle delirsem
Birşey kopmasa benden
Kopup gitmese bilsem
Üç yıldır verdiğim ayarla
Kendi kendimle delirsem
Duygusallaştıkça dönüşlülük zamirine yüklenesim var
Duygusallaştıkça kendime kendimi bildiresim var
Sevdiğim herkesle tuhaf uyum içinde
Uysallaştıkça uyum sağlayasım var
Sevginin uysallaştırdığı bir bedende delirdim
Sevgisizliği öfkemle yenemedim
Nefretim uzun sürmedi kin tutmaya üşendim
Empatilendim kendime
Kendi kendime empatilendim
Kimsenin bilmediği sempatimi affettim
Affettikçe delirdim
Sempatimde gizlendim
Çoğu zaman tebrikten çok teşhisle kendime geldim
Gelmez olaydım ki tebriklere teşhisler erişemedi
Erişilmeyen bendim, kilometrelerce delirdi

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Karma Yine

Öğretilenlere sıkı sıkıya bağlılık?
Öğrenmeye çok içten duyarlılık?

Karmaşanın ortasında, 
Düzen telaşı. 
Karalama defterine, 
A4 sarhoşluğu,
Harita metotta olur farketmez.
Tutmayacak nasılsa (!) 
Kuyunun dibinden
Oturma odası düzeni
Düşünülmeyecek nasılsa...

Dervişin sükutundan anlamayan kelamından anlamaz derler
Derviş meditasyondayken çaçaron oluyor ruhuna, kimse bilmez

Takip etmeden kendini
Bir adım ötesini bilmeden
Kördüğüm olaylara dahil olanlar
Dizilerdeki psikologlarla
Kendine teşhis koyanlar
Kendine acımaktan acınası olanlar
Biraz ruhsuz kimseler, düzen aşığı hastalar
Kusulası bir toplum
Bayık gözlü birsürü mahkum... 
Kaybolan yılların yitirilişini görmeyenler
Ve yitirdiğini farkedip, 
Sadece bekleyenler... 

Hayattan ağzı yanan, ölüme susayanlar
Çay, sigara, Müslüm'le dertlenip pusanlar
Kendi ruhuna aneroksikçe hiç durmadan kusanlar
Karmaşanın düzenini bir umutla soranlar... 

18 Mayıs 2021 Salı

Şöför Musa (anonim)

Duraktaydı şöför Musa
Model eski çürük kasa
Oturmuştu arabaya
Yeni gelmiştim oraya
Baktım ki araba orda
Dedim nasıl gider yolda?
Civatalar dökük saçık
Kilit bozuk, camlar açık
Tekerlerin tırtırı yok
Binmeyeyim araba çok
Dedim ama yine de bindim
Şöförün yanına girdim
Korkuyla çıktık yola
Bi de baktım sağa sola
Eyvah! Sonumuz hayrola.
.
Kontak açar kontak kapar
Direksiyon yalpa yapar
Trafiğe dikkat etmez
İçki içmiş yavaş gitmez
.
Sonra bir direğe çarptık
Canımızı zor kurtardık
Nasıl almış ehliyeti
Şöförlük değil niyeti
Bu şöförde akıl yokmuş
Kim bindiyse ondan bıkmış

B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...