6 Mart 2026 Cuma

Gece Mesaisi

Bıktığım günleri özledim. Özleyeceğim günlerden bıkıyorum. Koşuyorum, koşuyorum ama bir türlü yetişemiyorum. Sanki önümde sürekli uzaklaşan bir şey var; ne olduğunu tam bilmiyorum ama peşinden gitmeyi bırakınca da eksik hissediyorum. Durursam geride kalacakmışım gibi geliyor, o yüzden nefesim kesilse de koşmaya devam ediyorum.
Bazen düşünüyorum; eskiden şikâyet ettiğim günler aslında daha sade, daha yavaş günlermiş. O zamanlar sıkıldığımı sanıyordum. Şimdi o sıkıntının içinde bile bir huzur olduğunu fark ediyorum. Şimdi ise her şey acele, her şey yetişmesi gereken bir şey gibi.
İçimde bir ses “her şey iyi olacak” diyor. Ona inanmak istiyorum ama sabrım kısa sürüyor. En küçük olumsuzlukta kırılıyorum. Bir an iyi hissediyorum, sonra hemen dağılıyorum. Sanki kalbim sürekli ince bir cam gibi; dokunulmasa bile çatlayacak gibi duruyor.
Belki de yorulduğumu kabul etmem gerekiyor. Her şeye yetişmek zorunda olmadığımı, bazı şeylerin benden önce ya da sonra olabileceğini kabullenmem gerekiyor. Ama bunu bilmek başka, gerçekten içimde hissedebilmek başka. Şimdilik sadece koştuğumu biliyorum. Ve bazen durup geriye bakınca, aslında nereye yetişmeye çalıştığımı bile tam hatırlamadığımı fark ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...