Bazen düşünüyorum; eskiden şikâyet ettiğim günler aslında daha sade, daha yavaş günlermiş. O zamanlar sıkıldığımı sanıyordum. Şimdi o sıkıntının içinde bile bir huzur olduğunu fark ediyorum. Şimdi ise her şey acele, her şey yetişmesi gereken bir şey gibi.
İçimde bir ses “her şey iyi olacak” diyor. Ona inanmak istiyorum ama sabrım kısa sürüyor. En küçük olumsuzlukta kırılıyorum. Bir an iyi hissediyorum, sonra hemen dağılıyorum. Sanki kalbim sürekli ince bir cam gibi; dokunulmasa bile çatlayacak gibi duruyor.
Belki de yorulduğumu kabul etmem gerekiyor. Her şeye yetişmek zorunda olmadığımı, bazı şeylerin benden önce ya da sonra olabileceğini kabullenmem gerekiyor. Ama bunu bilmek başka, gerçekten içimde hissedebilmek başka. Şimdilik sadece koştuğumu biliyorum. Ve bazen durup geriye bakınca, aslında nereye yetişmeye çalıştığımı bile tam hatırlamadığımı fark ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder