20 Ağustos 2026 Perşembe

İtiraf et bu sen değilsin?

Hayatta bazı insan türleri vardır ki, biyolojik olarak kendilerine ait bir fabrika ayarları yoktur. Sizi hayatın her alanında "varsayılan şablon" olarak belleklerine kaydederler. Özgünlükte Nobel'e koştursam yeridir diyemem ama bazen öyle bir zamanlama harikası yaşanır ki, insan kendisini bir trendin yaratıcısı değil de, kopyala-yapıştır atölyesinin başmankenliğinde falan zannediyor.
​Adı ne bilmiyorum bu ruh halinin, hani siz bir adım atarsınız, daha o hamlenin üzerinden on saniye geçmeden bir bakarsınız birileri o işin kitabını çoktan yazmış. Bir yarışma hali var aramızda ama bunu asla itiraf etmezler. Tam tersine, sanki o fikirle doğmuşlar da siz sadece onların planını çalmışsınız gibi bir hava... "Aaa, ben zaten onu yapacaktım ya, sen benden bir saniye önce davrandın" repliği, ruh sağlığım için artık hafiften bir kamu spotu kıvamında. Halüsinasyonik bir sprint bu resmen. Doğrudan kopyalayıp bir de bunu "zaten aklımdaydı" sosuyla sununca, insanda hafif bir göz seğirmesi yaratmıyor değil. Açık söyleyeyim, bu tarzdan pek haz etmiyorum.
Ama madalyonun diğer yüzü de var ve orası oldukça eğlenceli. Bir insan gözünüzün içine bakıp, "Bak arkadaş, senin o yaptığın hamle, o tarz, o fikir beni kalbimden vurdu, ben de oradan yürümek istiyorum" dediğinde, o dürüstlüğe şapka çıkarırım. Hatta bayılırım! Çünkü ilham almak, akıllı insanların birbirine selam çakma biçimidir. "Kopya çektim ama hocaya yakalanmadım" tedirginliğiyle dolaşmaktansa, "Evet, oradan esinlendim" diyen özgüvenli insan başımın tacıdır. Kimin kime ne kattığı ortadayken dürüstçe bunu söyleyen insanı her zaman alkışlarım.
​Neyse, uzatmayalım. Dünyanın en eski mesleğidir öncülük etmek, arkadan gelenlerin tozunu yutmak da bazen işin fıtratında var. Ama en azından orijinal olmak gibi ufak, zahmetli ama çok tatlı bir ayrıcalığımız var. Kopyalar sadece taslakları çoğaltır, asıllar ise hayatta kalır, ne yapalım!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

B.A.M 1.kız ve 2.kızın hikayesi

Yıllar sonra, güneşli bir tatil gününde ailenin büyüdükçe kalabalıklaşan masası yeniden kurulmuştu. Çay kaşıkları bardaklarda ritmik sesler ...